YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22443
KARAR NO : 2014/1092
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/03/2013
NUMARASI : 2012/848-2013/457
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …..nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm ilgili Tapu Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, S. köyü . parsel sayılı taşınmazın 12/5490 hissesinin ”F., A. oğlu, Sadık anası” şeklinde tapuya kaydedildiğini, tapu kaydında bu şekilde gösterilen kişinin mirasbırakanı F. A.olduğunu ve sonradan A. soyadını aldığını ileri sürerek, murisi F.’nın tapu kaydında yazılmamış olan soyadının A..olarak eklenmesi isteği ile eldeki davayı açmış, 09/01/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile de murisin tapu kaydında yer almayan baba adının ” M.”olarak yazılmasını istemiştir.
Dosya içeriği ve toplanan deliller ile; davacının mirasbırakanı ” M. kızı F. A. ” ile çekişme konusu taşınmazda paydaş olan ve sicil kaydında ” A. oğlu S. anası F.” şeklinde gösterilen kişinin aynı kişi oldukları sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalı Tapu Müdürlüğünün bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne var ki, dava konusu 684 parsel sayılı taşınmazın sicil kaydının ifraz sonucu kapatılmasına ve birden çok ifraz parselinin oluşmasına karşın, mahkemece kaydı kapatılan 684 parsel sayılı taşınmaz üzerinden hüküm kurulduğu gibi, ifraz parsellerine ait tapu kayıtları getirtilmeden, ada ve parsel numaraları da belirtilmeksizin kimlik bilgilerindeki değişikliklerin ifrazdan sonraki parsellere de uygulanmasına şeklinde karar verilmiştir.
Devletin, bütün taşınmazların hukuki ve geometrik durumlarını belirleyerek doğru sicile bağlama yolunda benimsediği genel ilke olan “dolu pafta sistemi” gereğince hâkim doğru sicil oluşturmak zorundadır. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olduğundan kendiliğinden gözetilmesi gerekmektedir.
Öte yandan; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesindeki düzenlemede “… taleplerden biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu düzenleme karşısında mahkemenin, davanın kanıtlanması durumunda infaza elverişli karar vermesi zorunludur.
Hal böyle olunca, üzerinde işlem yapma kabiliyeti bulunmayan kapatılan 684 parsel sayılı taşınmaz hakkında infazı mümkün olmayacak şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
O halde mahkemece , doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince 684 parsel sayılı taşınmazın ifrazdan sonra gittiği bütün ifraz parsellerine ait kayıtların getirtilmesi ve bu kayıtlar üzerinden hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.