Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/13608 E. 2014/14547 K. 22.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13608
KARAR NO : 2014/14547
KARAR TARİHİ : 22.09.2014

MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/09/2013
NUMARASI : 2013/397-2013/627

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda yerel mahkemece dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlıkta Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesi ile dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine kararı verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa 2814 sayılı Yasa ile eklenen ek-1 maddesi hükmü gözetildiğinde Kat Mülkiyeti Kanunu’nun uygulanmasından doğan her türlü uyuşmazlığın çözümünde sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı kuşkusuzdur.
Dairece, eksiğin tamamlatılması yoluyla getirtilen tapu kayıtlarına göre ..parsel sayılı taşınmazda kat mülkiyetinin kurulu olduğu anlaşılmakta ise de, mahkemece elatıldığı iddia edilen yerin niteliği belirlenmeden, diğer bir deyişle dava konusu yerin ortak alan ya da bağımsız bölüm olup olmadığı saptanmadan karar verilmiş olması isabetsizdir.
Öte yandan; mahkemece taraflara tebligat yapılmaksızın evrak üzerinden karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nin 122. maddesi “Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir” hükmünü içermektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde ise; “Davanın tarafları, müdahilleri ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir .” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Yasanın 138. maddesi de; “mahkeme öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir” hükmünü içermektedir. Tüm bu yasal düzenlemeler karşısında, mahkemenin HMK’nin 122. maddesi uyarınca taraflara tebligat yapması, bu aşamadan sonra HMK’nin 114. maddesi uyarınca dava şartlarını incelenmesi bir zorunluluktur.
O halde, HMK’nun 114/c maddesi uyarınca, dava şartlarından olan görev konusunda yargılamanın her aşamasında karar verilebilecek ise de, HMK’nun 27 ve 122. maddeleri uyarınca taraflara dava dilekçesi tebliğ edilmeden, yani taraflar davadan haberdar edilmeden ve mahkemece elatıldığı iddia edilen yerin niteliği belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması da doğru değildir.
Davacı vekilinin, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.09.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY-

Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Asliye hukuk mahkemesince uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle dava açıldıktan 3 gün sonra görevsizlik kararı verilmiştir.
Davaya konu taşınmaz üzerinde kat mülkiyeti kurulduğu sabit olmakla birlikte el atılan kısmın ortak alan olup olmadığı tartışmalıdır.
Çoğunluk gerekçesinde özetle; dilekçelerin teati aşaması bitmeden görevsizlik kararı verilemeyeceği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. Gerekçenin yazım tarzı itibariyle bütün uyuşmazlıklarda dilekçelerin teati aşaması bitmeden görevsizlik kararı verilemeyeceği gerektiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK nın 114/1-c maddesi “Mahkemenin görevli olması” nı dava şartlarından saymış, aynı yasanın 115/1.maddesi ile de “Mahkeme dava şartlarının olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilir.” hükmü, (2). fıkrada ise “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.” hükmü düzenlenmiştir.

../…

ESAS NO : 2014/13608
KARAR NO : 2014/14547

-3-

Bu düzenleme karşısında dava dilekçesinin esasa kaydından itibaren dava aşamalarının başladığının kabulü zorunludur.
İlk bakışta, davanın açıldığı mahkemenin görevsiz olduğu açıkça belli ise artık davalıya dava dilekçesinin tebliği ve devamı sürecin beklenmesi hem yasal düzenlemeye aykırı olacak hem de usul ekenomisine uygun düşmeyecektir.
HMK nın 27.ve 122. maddelerinde belirtilen düzenlemelerin görevli mahkemece uygulanacağı da açıktır. Görevsiz mahkemece bu maddelerin uygulanmamış olması “hukuki dinlenilme ve savunma hakkı”nın ihlali anlamına da gelmeyecektir. Bu maddelerin bulunması HMK 115. maddenin uygulanmasına da engel değildir. Aksinin kabulü 115.maddenin fiilen ortadan kaldırılması, yok sayılması anlamına gelecektir.
Somut olaya gelince; mahkemece uyuşmazlık konusu taşınmazın el atılan kısmının ortak alan olup olmadığı tespit edilmeden, mahkemenin görevli olup olmadığı kesin olarak belirlenmeden görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış bu gerekçeyle kararın bozulması gerekirken çoğunluk gerekçesiyle bozulması yönündeki görüşe katılmıyorum.