YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10650
KARAR NO : 2014/14594
KARAR TARİHİ : 22.09.2014
MAHKEMESİ : DİDİM(YENİHİSAR) 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/12/2013
NUMARASI : 2012/615-2013/370
Taraflar arasında birleştirilerek görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın reddine; birleşen davaların kabulüne ilişkin olarak verilen karar, birleşen davanın davalıları G.. S.., G.. S.. ve davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Asıl dava ecrimisil; birleşen davalar elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan deliller ile, asıl dava bakımından çekişme konusu 824 parsel sayılı taşınmazın davacı ve davalı adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, taşınmazda fiili kullanma biçimi oluştuğu hususunun Didim Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/201 E-2006/180 K sayılı ilamı ile kesinleştiği, dolayısıyla ecrimisilin koşullarının oluşmadığı gözetilerek ecrimisil isteğinin reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Birleşen davalar bakımından davalıların temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere, ileri sürülen hususların temyizen değerlendirilebilmesi öncelikle yöntemine uygun olarak açılmış ve harçlandırılmış bir dava ile mümkündür.
Oysa birleşen davalarda dava dilekçesinde; dava değerinin talep edilen ecrimisil miktarı kadar gösterildiği ve bu değer üzerinden harç yatırıldığı, elatmanın önlenmesi isteği bakımından bir değer gösterilmediği, yargılama sırasında bu istek yönünden harç tamamlanmadığı gibi, hükümde de karar ve ilam harcının hükmedilen ecrimisil miktarı üzerinden belirlendiği görülmektedir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 120 ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 Sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı kuşkusuzdur.
492 sayılı Harçlar Yasası, harcın alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. Anılan Yasanın 30. ve 32. maddelerinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır.
Hal böyle olunca, birleşen davalar yönünden elatıldığı iddia edilen taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bu değer üzerinden, yukarıda değinilen ilkeler ve düzenlemeler gözetilmek suretiyle harç ikmali yaptırılması, bu koşul yerine getirildiği takdirde davaya devam edilerek işin esasına girilmesi, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de, davalılara ait evlerin davacı parseline taşkın olduğu saptanmış olup, evlerin getireceği ecrimisilin değil de evlerin taştığı kısmın arsasının getirebileceği ecrimisil hesaplanarak ve davacının payı da gözetilerek ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken (davalılara ait evlerin getirebileceği) ecrimisilin tamamına hükmedilmesi de isabetsizdir.
Birleşen davalıların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.