Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/541 E. 2014/14603 K. 22.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/541
KARAR NO : 2014/14603
KARAR TARİHİ : 22.09.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 25. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/06/2013
NUMARASI : 2012/458-2013/371

Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 25. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 05.06.2013 tarihli ve 458-371 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü.

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; .. ada ..parsel sayılı kat irtifakı kurulu taşınmazdaki B. A. yöneticisi olan davacının, mimari projeye aykırı olarak ortak kullanım alanına yapılan dairenin davalı tarafından işgal edildiğini ileri sürüp, eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; davada gerçek ve tüzel kişiler yada bunların yasal temsilcileri taraf olma ehliyetine sahiptir. Apartman kat malikleri kurulunun (Yönetimin) tüzel kişiliği ve bu nedenle taraf ehliyeti yoktur. Ancak, ana taşınmazda davacı Hüseyin Baydoğan’ın kat maliki olması nedeniyle Türk Medeni Kanununun 693/3 maddesi uyarınca paydaşın taşınmazın korunmasına yönelik olarak diğer paydaşları temsilen taraf sıfatı bulunduğunda kuşku yoktur.
Öte yandan; 634 sayılı Yasanın 35.maddesinde düzenlendiği üzere, apartman yöneticisinin görevleri arasında “kat malikleri kurulunca verilen kararların yerine getirilmesi” de yer almakta olup, buna göre, tüm kat maliklerinin 4/5 çoğunlukla olurlarının alınması halinde yöneticinin dava açabileceği tartışmasızdır.
Hâl böyle olunca, davacı yöneticinin aynı zamanda taşınmazda kat maliki olması, ayrıca tüm kat maliklerince 14.07.2012 tarihli karar ile yöneticinin davalı Ş.. K..’e yönelik dava açmasına izin verildiği gözetilerek işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.