YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3097
KARAR NO : 2014/8690
KARAR TARİHİ : 28.04.2014
MAHKEMESİ : SİİRT SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/10/2013
NUMARASI : 2013/200-2013/660
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, ismi ”M. S. Ö.” olduğu halde paydaşı olduğu 219 ada 28 parsel sayılı taşınmazın sicil kaydında isminin sehven ”S.Ö.” olarak yazılı olduğunu, bilgisayar ortamına aktarılması sırasında da soyadının ”O.” olarak aktarıldığını ileri sürerek anılan kayıtların nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesi istekli eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, davacının iddiasının sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan 6100 sayılı HMK’nin 12. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda murisin kimlik bilgileri ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1- Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.
2- Nüfus Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.
3- Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.
4- İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir.
5- Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden (ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden) sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme elverişli ve yeterli olduğu söylenemez.
O halde; çekişme konusu taşınmaza revizyon gören tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittilerinin tam metninin okunaklı suretlerinin ve dayanak belgelerin (mahkeme kararı, satış senedi, resmi akit, veraset ilamı, vekaletname vs.) getirtilerek kaydının düzeltilmesi istenen A. oğlu S.O.bu kayıtlarda kimlik bilgilerinin ne şekilde yeraldığının ve sahip olduğu tarihle davacının yaşının uyumlu olup olmadığının denetlenmesi, taşınmazı kimin hangi tarihten beri ne şekilde kullandığının komşularından ve ilgili muhtarlıktan sorularak tespit ettirilmesi, kayıtlarda yeraldığı şekilde ”Ali oğlu S. O.’ adında Siirt merkez, bağlı ilçe ve köylerinde herhangi bir şahsın kaydının bulunup bulunmadığının ilgili nüfus müdürlüğünden sorularak bu isimdeki tüm şahısların kayıtlarının temin edilmesi, kadastro tespit bilirkişilerinin sağ olup olmadıklarının belirlenerek beyanlarının alınması, değinilen ilkeler ve olgular çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılması, yeterli kanaat oluşmaması halinde komşu taşınmazların tapu kayıtları kadastro tutanakları ve kadastro tutanaklarına revizyon gören tapu kayıtlarının temin edilerek ve çekişme konusu taşınmazın evveliyatı bilen, davacı ile akrabalığı bulunmayan tarafsız yaşlı mahalli bilirkişilerin isimlerinin tespit edilerek mahallinde keşif yapılmak suretiyle mahalli bilirkişilerin ve komşu parsel maliklerinin taşınmaz başında dinlenmesi, komşu parsel kayıtlarının mahalline uygulanması, toplanacak delillerin toplanan delillerle birlikte değerlendirilerek kaydının düzeltilmesi istenen ”A.oğlu S. O.” davacı olup olmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.