Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/1769 E. 2014/8465 K. 24.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1769
KARAR NO : 2014/8465
KARAR TARİHİ : 24.04.2014

MAHKEMESİ : SAKARYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/12/2012
NUMARASI : 2011/249-2012/522

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleşen davaların, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava;asıl ve birleşen dava tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece; asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden;davacı Ülkü’nün eşi olan Cemil’in 10.11.2006 tarihinde vasi tayini için dava açtığı,mahkemece 30.01.2007 tarihinde Ülkü’nün TMK.nın 405.maddesi gereğince kısıtlanmasına kendisine eşi Cemil’in vasi olarak atanmasına karar verildiği,daha sonra Ülkü’nün kardeşi olan A. B. 23.05.2007 tarihinde verdiği dilekçe ile Ülkü vasisi olan Cemil’in eşi aleyhine boşanma davası açtığını ve bu durum karşısında kardeşine vasi olarak atanmasını istediği,mahkeme tarafından 14.06.2007 tarihinde Ülkü’nün kısıtlılık halinin devamına, kendisine A.B. vasi olarak atanmasına karar verildiği,kararın temyiz edilmeden 29.06.2007 tarihinde kesinleştiği,bu arada Cemil’in Aysel’in vasiliğine itiraz ettiği,Aysel’in de 13.07.2010 tarihinde vasilik görevini bırakmak istediği,Cemil’in ise Ülkü’den boşanmayacağını vasi olmak istediğini beyan ettiği,bunun üzerine mahkeme tarafından 02.11.2010 tarihinde Ülkü’nün kısıtlılık halinin devamına ve C.. S..’in vasi olarak atanmasına ,Aysel’in görevinin sonlandırılmasına karar verildiği ve dava açması için 21.02.2011 tarihinde yetki verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vasisi; asıl davasında Ülkü’nün amcası olan Bekdemir aleyhine, kısıtlı Ü.. S.. in 30.01.2007 tarihli karar ile kısıtlanarak kendisine vasi olarak önce kardeşi A. B. tayin edildiğini, daha sonra vasinin değiştirilerek kendisinin vasi olarak atandığını, A. B.vasilik görevini yürüttüğü tarihlerde mahkemesinin bilgisi dışında davacının notere götürülmek suretiyle davalı B.B.ve dava dışı F.. D..’nın vekil olarak atandığını, davalının bu vekaletnameleri ile davacının murisi A.B. intikal eden taşınmazları kendi üzerine devraldığını, bu satışların yapıldığı tarihlerde davacının kısıtlı olması nedeniyle devir işlemlerinin hukuka aykırı olarak gerçekleştirildiğini, vesayet mahkemesince davalı aleyhine dava ikame edilmesi için vasiye yetki verildiğini ileri sürerek, 7710 ve 10475 parsel sayılı taşınmazlardaki davalı hisselerinin iptali ile Ülkü adına tescilini istemiş;birleşen dava dosyasında ise aynı taşınmazlara ilişkin olarak taşınmazların yeni maliklerine ve asıl davanın davalısı Bekdemir Beşli’ ye karşı yine davacının kısıtlı olmasına rağmen mahkemeden izin alınmaksızın taşınmazdaki hisselerin satışından dolayı tapu iptali ve tescil davası açmıştır.
Dosya içeriği ve toplanan tüm delillerden; davacının 30.01.2007 tarihinde Sakarya 1.Sulh Hukuk Mahkemesince kısıtlandığı, 14.06.2007 tarihinde vasi değişikliği yapılarak dava dışı Aysel Beşli’ nin vasi olarak atandığı, kararın 29.06.2007 tarihinde kesinleştiği, davacının tapu sicil müdürlüğüne götürülerek 02.07.2007 tarihinde vesayet makamından izin alınmaksızın davalı B.B.adına taşınmazların intikalleri için vekaletname düzenlendiği, daha sonra Ülkü, kardeşi, Aysel, Gaye ve davalı B.tarafından taşınmazların satışını içerir 15.11.2007 tarihinde birleşen dava davalılarından Levent Dalgakıran’a vekaletname verildiği,dava konusu 7710 parseldeki davalı hissesinin dava açılmadan evvel 27/10/2009 tarihinde davalı R.. K..’ a satıldığı, 10475 parsel sayılı taşınmazdaki bağımsız bölümlerin ise değişik tarihlerde ve davanın açılmasından daha önce birleşen davanın davalılarına resmi senetlerle devredildiği, çekişme konusu taşınmazlardan 7710 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın davalı R.. K.. adına,10475 parseldeki bağımsız bölümlerin ise bir kısım davalılar ile dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu sabittir.
Öyle ise, Ülkü’nün adına kayıtlı taşınmazların vesayet altında iken ve mahkemeden izin alınmaksızın alınan vekaletname kullanılarak devirlerin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 462/ 1 maddesinde ”..Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması…”hallerinde vesayet makamının izninin gerekli olduğu belirtilmiş ise de, somut olayda 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 462/1. maddesi hükmü uyarınca dava açılması bakımından vesayet makamından izin alınmadan işlemlerin yapıldığı anlaşıldığından davanın kabulünün gerekeceğinde kuşku yoktur.
Kabule göre de; Tapu Sicil Müdürlüğünün 12.12.2013 tarihli yazısında;10475 parsel sayılı taşınmazın dava dışı kooperatif adına kayıtlı olduğu tarihten önce bu taşınmazda Ü.. S.. veya H. M.herhangi bir tarihte malik olmadığının bildirildiği görüldüğünden;anılan taşınmazın öncesine ait kayıtların getirtilmesi temelde muris A. ait olup olmadığının belirlenmesi, ait olduğunun belirlenmesi halinde davalıların iyiniyetli olup olmadığı hususunun incelenmesi varsa tarafların gösterecekleri delillerin toplanması, toplanacak delillerin tüm delillerle birlikte yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi, TMK’nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacaklarının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.