YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8973
KARAR NO : 2014/8110
KARAR TARİHİ : 25.03.2014
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Başka bir suç nedeniyle yapılan soruşturma sırasında mağduru dahi belli olmayan dava konusu suçu işlediklerini ikrar eden sanığın, suç ortağı olan ve aynı suç nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık M.. K.. ile birlikte hırsızlık suçuna konu kızaklı oto teybini çaldıkları otomobilin park halinde olup, kapılarının kilitli olmadığını, açık vaziyette olduğunu savunmaları karşısında, sanıkların bu yöndeki savunmasının aksine kanıt bulunmadığı da gözetilerek sanığın eyleminin TCK.nun 141/1 maddesindeki hırsızlık suçuna uyduğu gözetilmeden, aynı Yasa’nın 142/1-e maddesi uyarınca sanık hakkında hüküm kurulması,
2- Savunmaya göre suçun gece sayılan zaman diliminde işlendiği gözetilmeyerek, hırsızlık suçundan ceza tayin olunurken TCK.nun 143 maddesinin uygulanmaması,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2012/6-1232-2013/106 E-K sayılı kararında da belirtildiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı üçüncü bir kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın artık eşya üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığından, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan oto teybini sattığı yeri göstermesi sonucu oto teybinin satın alan kişiden alınarak mağdura iadesinin 168. madde anlamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulü mümkün olmayacağından, ancak sanığın suça konu oto teybini sattığı yerden ücretini ödemek suretiyle geri alarak mağdura aynen iade etmesi veya sanık yada sanığın girişimleri sonucu üçüncü bir kişi tarafından suça konu malın bedelinin mağdura ödenmesi vb. hallerinde 168. madde anlamında bir iade ve tazminden bahsetmek mümkün olacağından, dosya içeriğine ve oluşa göre, sanığın haksız biçimde sağladığı kazancın devam ettiği ve oto teybini satın alan 3. kişi konumundaki H.. Y..’ın zararının sanıkça karşılanmadığı anlaşıldığından, sanık lehine etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden, hüküm tesis olunurken TCK.nun 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 Sayılı CMUK.nun 326/son maddesi ceza miktarı bakımından gözetilmek suretiyle (aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakları korunarak) kısmen istem gibi BOZULMASINA, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.