YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11097
KARAR NO : 2014/14823
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
MAHKEMESİ : ANTALYA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/01/2014
NUMARASI : 2012/268-2014/29
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava; paydaşlar arasında bağımsız bölüme ilişkin ecrimisil alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Mahkemece,davacılar tarafından davalıya ihtarname tebliğ tarihi itibariyle intifadan men şartının gerçekleştiği ve bu tarihten icra takip tarihine kadar dönem esas alınmak suretiyle bilirkişi tarafından hesaplanan ecrimisil gözetilerek davanın kısmen kabulüne; alacağın likit olmadığı gerekçesi ile davalının icra inkar tazminatı isteğinin ise reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 2663 ada 6 parselde bulunan 9 nolu mesken niteliğindeki bağımsız bölümün tarafların murisi O. Ö.’e ait olduğu, onun 13.08.1997 tarihinde ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği ve davacılar ile birlikte davalının ve dava dışı Nazlı,Mefamet,Tüzün ve Hacer’in taşınmazda hak sahibi oldukları, davacıların, çekişme konusu taşınmazın davalı tarafından kiralanıp bedellerinin alındığını ve 26.12.2011 keşide ve 28.12.2011 tebliğ tarihli ihtarnameye rağmen paylarına isabet eden bedelin ödenmemesi nedeniyle 10 yıllık 21.010,50 TL ecrimisil ve 466,26 TL faiz olmak üzere toplam 21.476,76 TL alacak için 27.03.2012 tarihinde Antalya 10. İcra Dairesinin 2012/969 sayılı dosyasında ilamsız takip yaptıklarını,anılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek ihtarnamenin tebliğinden geriye dönük 5 yıllık toplam 11.247,00 TL ecrimisile ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi isteğiyle eldeki davayı açtıkları, davalının da zamanaşımı itirazında bulunarak davanın esastan da reddini savunarak icra inkar tazminatı istediği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
Somut olaya gelince;çekişme konusu taşınmazın kira gelirlerinin davalı tarafından tahsil edildiğini tanık anlatımları ile belirlenmiş bulunmaktadır.
Hal böyle olunca; dava konusu bağımsız bölümün davalı tarafından kiraya verilerek hukuksal semere elde edildiği gözetildiğinde intifadan men koşulu aranmayacağından, mahkemece, taleple bağlı kalınarak davalıya çekilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 28.12.2011 tarihinden takip tarihinden geriye dönük 5 yıl öncesi tarih olan 27.03.2007 tarihine kadar davacıların miras payları gözetilmek suretiyle hesaplanacak ecrimisil miktarı üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına hükmedilmesi gerekirken, davaya konu edilen taşınmaza ilişkin olarak intifadan men şartının davalıya çekilen ihtarnamenin tebliğ tarihinde gerçekleştiğinden bahisle bu tarihten başlayarak ecrimisil hesaplanması doğru değildir.
Davacılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle,hükmün açıklanan nedenle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.