Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/6936 E. 2014/9697 K. 02.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6936
KARAR NO : 2014/9697
KARAR TARİHİ : 02.04.2014

MAHKEMESİ : Rize İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/03/2013
NUMARASI : 2013/8-2013/35

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki asıl ve birleşen dosya alacaklısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu limited şirket aleyhine bonolara dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak, takip dayanağı bonolardaki imzanın şirket yetkilisi E. İ.’e ait olmadığını ileri sürerek itiraz ettiği, mahkemece, senetlerin yetkisiz temsilci B. İ. tarafından düzenlendiği ve B. İ.’in şahsi sorumluluğu olduğu gerekçesiyle istemin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 504.maddesi gereğince vekilin kambiyo taahhüdünde bulunabilmesi için özel yetkiyi haiz olması gerektiği gibi, ticari vekilin böyle bir taahhüt altına girmesi de aynı Kanun’un 551. maddesinde özel yetkinin bulunması koşuluna bağlanmıştır.
Somut olayda takip dayanağı bonolardaki imzanın şirket yetkilisi E. İ.’e ait olmadığı, B. İ.’e ait olduğu alacaklının kabulündedir. Bonoları imzaladığı iddia olunan ve şirket yetkilisi tarafından vekil olarak tayin edilen Birol İspir’in 19.04.2012 tarihli azilname ile azledildiği ve azilnamenin tebliğ edilemediği görülmekle adı geçenin vekalet görevi devam ettiğinden, senetlerin imzalandığı 29.08.2012 ve 12.10.2012 tarihlerinde, iyi niyetli üçüncü kişiler yönünden vekaletin sürdüğünün kabulü zorunludur.
Öte yandan ibraz edilen 02.12.2011 tarihli vekaletnamede, borçlu şirketi temsile yetkili şirket müdürü E.İ tarafından B..’e açıkca “bono keşide etme ve kambiyo senedi düzenleme” yetkisi verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, vekaletnamede geçen “senet” ibaresinin, bono tanzim etme yetkisini kapsamadığı, dolayısıyla B İ’in, borçlu şirket adına vekaleten bono imzalamaya ilişkin yetkisinin bulunmadığı ve anılan vekaletnamenin bu yönden borçlu şirket açısından bağlayıcı olmadığı gözetilerek itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin kabulü isabetsiz ise de, sonuçta istem kabul edildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ :Asıl ve birleşen dosya alacaklısının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 25,20 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.