YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11379
KARAR NO : 2014/14860
KARAR TARİHİ : 25.09.2014
MAHKEMESİ : ACIPAYAM SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/09/2013
NUMARASI : 2013/382-2013/910
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında isim düzeltim isteğine ilişkindir
Davacı, miras bırakan annesi “M. kızı Z.A.”‘nin kayden maliki olduğu 2, 11, 19 2939, 2946 ve 2520 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında soyadının “A.” olarak yer aldığını, gerçekte nüfus kayıtların göre murisinin soyadının “A.” olduğunu ileri sürerek, anılan taşınmazların tapu kayıtlarında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğiyle eldeki davayı açmıştır.
Bilindiği üzere; taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda; Nüfus Müdürlüğünden yapılan araştırma neticesinde tapu kayıt maliki “M. kızı Z. A.” adında birden fazla kişinin olduğu bildirildiği halde bu kayıtlar getirtilmemiş ve bu kişilerin veya mirasçılarının taşınmaz hakkında mülkiyet iddiası bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Hâl böyle olunca; öncelikle yukarıda belirtilen kişilerin nüfus kayıtlarının getirtilmesi, sağ iseler kendileri ölmüşler ise mirasçılarının adresinin tespiti ile mahkemeye çağrılarak veya usulüne uygun istinabe yolu ile dinlenerek taşınmaz üzerinde bir hak iddialarının bulunup bulunmadığının sorulması, kişilerin taşınmazda mülkiyet iddiaları olması halinde istek çekişmeli yargıya dönüşeceğinden davanın reddine, böyle bir iddiaları bulunmadığı takdirde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.