Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/2033 E. , 2021/13720 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/2033
Karar No : 2021/13720
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1) …
VEKİLİ : Av. … 2) … 3) …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı oluru ile onaylanan Kuşadası Kumsal-Dolfen-Park ve Liman (Kruvaziyer) amaçlı 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile plan notlarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; tüm dosya kapsamı ve taşınmaz mahallinde yaptırılan yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacılardan … yönünden; dava konusu imar planın 09/11/2015-10/12/2015 tarihleri arasında 30 gün süre ile askıya çıkarıldığı, davacı … tarafından bu süre içerisinde imar planlarına itiraz edilmediği görüldüğünden 10/12/2015 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 20/03/2016 tarihinde açılan davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı, diğer davacılar yönünden; her ne kadar bilirkişi raporunda dava konusu plan hükümleri kapsamında balıkçı barınağına ve yanaşma iskelesine ilişkin herhangi bir hüküm öngörülmemiş olmasının planlama esaslarına, plan tekniğine ve plan amaç ve hedeflerine uygun olmadığı şeklinde bir belirleme yapılmış ise de uyuşmazlığa konu planlama alanının balıkçı barınağını kapsamaması sebebiyle plan notlarında buna ilişkin bir hükmün yer almaması yönünden dava konusu planlarda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan imar planlarına konu Kuşadası Kruvaziyer Limanı ve Yanaşma İskelesine ilişkin B bölgesindeki yapı yüksekliğinin A2 bölgesi konumsal özellikleri ile farklılaşmadığı, A2 bölgesi ile B bölgesinde farklı kat yükseklikleri belirlenmesinin gerek bölgelerin Güvercinada ile ilişkisi anlamında, gerekse de yapılaşma öngörülen alanların kendi içinde yapısal bütünlüklerinin sağlanması anlamında uygun olmadığı ve Güvercinada’nın kent silüeti içerisindeki önemi temelinde B bölgesindeki yapılaşma oranlarına A2 Bölgesi ile aynı hassasiyet içerisinde bakılması gerekliliği hususları dikkate alındığında B bölgesi için belirlenen Yençok:6,50 m. yapılaşma koşulunun imar mevzuatına aykırı olduğu anlaşıldığından Kuşadası Kumsal-Dolfen-Park ve Liman (Kruvaziyer) Amaçlı 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ve plan notlarının anılan yönden imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın davacı … yönünden süre aşımı nedeniyle reddine, diğer davacılar yönünden ise hukuka aykırı bulunduğu değerlendirilen dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacılar ve davalı idare tarafından istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu imar planları kararlarıyla, dava konusu alanda daha önce yapılan imar planlarına açılan davalar sonucunda verilen iptal kararlarında yer alan gerekçelerin yerine getirildiği, dava konusu plan kararlarının 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 4. maddesinin (c) bendi ile Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 13. maddesinin tüm gerekliliklerini sağladığı, bilirkişi raporunda dava konusu imar planları açısından lehe yönelik tespitlerin göz ardı edilerek karar verildiği, bilirkişi raporundaki tespitlere yönelik itiraz dilekçesinde sunulan balıkçı barınağına ilişkin hususlar dikkate alınırken B bölgesi için belirlenen yapı yüksekliğine ilişkin tespitlere yönelik itirazların temelini oluşturan teknik ve hukuki gerekçelere kararda yer verilmediği, dava konusu planlama alanı yakın çevresindeki mevcut yapılaşmanın 2, 3, 4 ve 5 katlı (6,50 m ile 15,50 m arası bina yüksekliklerine tekabül eden) binalardan oluştuğu ve yine bu alana ilişkin 1/1.000 ölçekli uygulama imar planında yapılaşma koşullarının ayrık, bitişik veya blok yapı nizamında 4 ve 5 katlı (12,50 m ve 14,50 m bina yüksekliğine tekabül eden) olarak düzenlendiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 29.10.2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Çevre ve Şehircilik” ibaresinin “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği” şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi suretiyle işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca 01.06.2006 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Kuşadası Limanı uygulama imar planı ve plan notlarının Danıştay Altıncı Dairesince E:2006/5903 sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, uyuşmazlığa konu 01.06.2006 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, uygulama imar planında olması gereken şartları taşımadığı, bu bakımdan planlama tekniklerine uygun olmadığı, Kuşadası’na ait planlarla bir bağlantı kurularak planın kademeli birlikteliğinin sağlanması gerekirken noktasal bir müdahale ile plan yapıldığı ve planın kentsel sistem üzerinde hiçbir etkisinin olmayacağının varsayıldığı, Kuşadası’nın doğal görünümünü, kentsel siluetini, kültürel ve tarihsel kimliğini değiştirecek nitelikte olduğu, Güvercinada’nın önü kapatılarak kentin tarihsel kültürel simgesinin kent siluetinden yok edildiği, çevre kalitesi, sosyal uyum, kültürel canlılık ve kent ekonomisini olumsuz etkilediği, sonuç olarak 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve plan notlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı gerekçesiyle … tarih ve E:… K:… sayılı karar ile iptaline karar verilmesi üzerine 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 7. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca 28.10.2010 tarih ve 10297 sayılı işlemle onaylanan Kuşadası Kruvaziyer Limanı ve Koltuk Limanına ait 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve plan notlarının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 15.10.2014 tarih ve E:2011/184 sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin “Kuşadası Limanında işletme hakkı devri yargı yerince iptal edilen müdahil şirketin, devre konu alan ve bu alanla bağlantılı olan planlama sahası ile yasal düzenlemeler ve buna bağlı işlemlerle sürdürülen bağın da yargı kararları ile iptal edilmesi sonucu hukuki bağının kalmaması karşısında, limanın halen müdahil şirket tarafından işletildiğinden bahisle onaylanan dava konusu planlarda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle” yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, davalı idare tarafından yargı kararı göz önünde bulundurularak dava konusu planların iptal edildiği, … tarih ve … sayılı olur ile görülmekte olan davaya konu Kumsal-Dolfen-Park ve Liman (Kruvaziyer) amaçlı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planlarının onaylandığı, bu nedenle Danıştay Altıncı Dairesince 26/11/2015 tarih ve E:2011/184, K:2015/6915 sayılı karar ile dava konusu bir önceki imar planlarının iptal istemiyle açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, görülmekte olan davaya konu 19.10.2015 onay tarihli imar planlarının 10/11/2015-10/12/2015 tarihleri arasında 30 gün süre ile askıya çıkarıldığı, davacılar tarafından askı süresi içerisinde 08/12/2015 tarihinde itiraz edildiği, bu itirazlara yasal süresi içerisinde cevap verilmemesi üzerine söz konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
İşlem tarihi itibariyle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 5. maddesinde, “Nazım İmar Planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla bütün olan plandır. Uygulama imar planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar plan esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını,bunların yoğunluk düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgilerini ayrıntıları ile gösteren planlardır” tanımları yapılmış, 8. maddesinin (b) bendinde; “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir.
İşlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. maddesinin j bendiyle; “Kıyı ve dolgu alanları ile bu alanların fonksiyonel ve fiziksel olarak devamı niteliğindeki geri sahalarına ilişkin her tür ve ölçekteki etüt, harita ve planları yapmak, yaptırmak ve resen onaylamak ve bunların uygulanmasını sağlamak” görev ve yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilmiştir.
3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun Genel Esaslar başlıklı 5. maddesinin ek 9. fıkrasında; “Sahil şeridinde yapılacak yapıların kullanım amacına bağlı olarak yapım koşulları yönetmelikte belirlenir.” hükmü, Kıyının Korunması, Yapı Yasağı, Kıyı ve Denizde Yapılacak Yapılar başlıklı 6. maddesinin 4. fıkrasının c alt bendinde; “Organize turlar ile seyahat eden kişilerin taşındığı yolcu gemilerinin (kruvaziyer gemilerin) bağlandığı, günün teknolojisine uygun yolcu gemisine hizmet vermek amacıyla liman hizmetlerinin (elektrik, jeneratör, su, telefon, internet ve benzeri teknik bağlantı noktaları ve hatlarının) sağlandığı, yolcularla ilgili gümrüklü alan hizmetlerinin görüldüğü, ülke tanıtımı ve imajını üst seviyeye çıkaracak turizm amaçlı (yeme-içme tesisleri, alışveriş merkezleri, haberleşme ve ulaştırmaya yönelik üniteler, danışma, enformasyon ve banka hizmetleri, konaklama üniteleri, ofis binalar) fonksiyonlara sahip olup, kruvaziyer gemilerin yanaşmasına ve yolcuları indirmeye müsait deniz yapıları ve yan tesislerinin yer aldığı kruvaziyer ve yat limanlarının” yapılabileceği düzenlemesi, aynı maddenin 6. fıkrasında “Özelleştirme kapsam ve programına alınan ve sahil şeridi belirlenen veya belirlenecek olan alanlar ile kıyı ve dolgu alanlarında yapılacak yat ve kruvaziyer limanlarının ihtiyacı olan yönetim birimleri, destek birimleri, bakım ve onarım birimleri, teknik ve sosyal altyapı ve konaklama birimleri ile ilgili kullanım kararları ve yapılanma şartları imar plânı ile belirlenir.” hükmü, Sahil Şeridinde Yapılabilecek Yapılar başlıklı 8. maddesinin 3. fıkrasında; “Ancak bu alanlarda; uygulama imar planı kararıyla altı ve yedinci maddede belirtilen yapı ve tesislerle birlikte toplum yararına açık olmak şartıyla konaklama hariç günü birlik turizm yapı ve tesisleri yapılabilir.” hükmü yer almaktadır.
Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin Tanımlar başlıklı 4. maddesinde; Bakanlık: Çevre ve Şehircilik Bakanlığıdır, Kruvaziyer Liman: Organize turlar ile seyahat eden kişilerin taşındığı yolcu gemilerinin (kruvaziyer gemilerin) bağlandığı, günün teknolojisine uygun yolcu gemisine hizmet vermek amacıyla liman hizmetlerinin (elektrik, jeneratör, su, telefon, internet ve benzeri teknik bağlantı noktaları ve hatlarının) sağlandığı, yolcularla ilgili gümrüklü alan hizmetlerinin görüldüğü, ülke tanıtımı ve imajını üst seviyeye çıkaracak turizm amaçlı (yeme-içme tesisleri, alışveriş merkezleri, haberleşme ve ulaştırmaya yönelik üniteler, danışma, enformasyon ve banka hizmetleri, konaklama üniteleri, ofis binalar) fonksiyonlara sahip olup, kruvaziyer gemilerin yanaşmasına ve yolcuları indirmeye müsait deniz yapıları ve yan tesislerinin yer aldığı limandır şeklinde, sahil şeridinin deniz ve tabii göllerin kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 metre genişliğindeki alan olduğu, iki bölümden oluşan sahil şeridi kullanım amacının, topoğrafya ve doğal eşiklere göre uygulama imar planı kararı ile belirleneceği, sahil şeridinde yapılacak yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilleceği, yapı yaklaşma mesafesi içerisinde kalan alanlar uygulama imar planı ile gezinti alanları, dinlenme ve bu Yönetmelikte tanımlanan rekreaktif alanlar ve yaya yolları olarak düzenlenebileceği, sun’î ve baraj göllerinde, Yönetmeliğin sahil şeridi ile ilgili hükümleri uygulanmayacağı, Yönetmeliğin aynı maddesinde de, rekreaktif alanlar, halkın eğlence ve dinlenme gereksinimlerini karşılamaya dönük, açık olarak düzenlenen oturma ve yemek yerleri, yemek pişirme yerleri, çeşmeler, açık havuzlar, oyun ve açık spor alanları, açık gösteri alanları, yeşil bitki örtüsü ve kıyı yapısının elverdiği yerlerde denize iniş rampaları bulunan kamu ya da özel alanlar olarak tanımlanmıştır.
Yine aynı yönetmeliğin işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan; Kıyıda Planlama başlıklı 12. maddesinde; “(1) Kıyılarda 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yapılıp onaylanmadan uygulama ve yapılanmaya geçilemez. Kıyıda gerektiğinde ilgili kuruluşların görüşleri de alınarak sadece Kanunun 6 ncı maddesi ve bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesindeki yapı ve tesislerin inşası amacıyla, imar planı yapılabilir….(3) İkinci fıkra kapsamı dışında kalan uygulama imar planları 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca Bakanlık, valilik veya belediyesince onaylanarak yürürlüğe girer.” hükmü, Kıyıda Yapı başlıklı 13. maddesinde “Kıyıda onaylı uygulama imar planlarına göre ve çevre kirliliğinin önlenmesine ilişkin tüm önlemler alınmak koşulu ile aşağıdaki yapı ve tesislere yapılabilir:…….b) Faaliyetlerinin özelliği gereği kıyıdan başka yerde yapılmaları mümkün olmayan yapı ve tesisler: Tersane, gemi söküm yeri, tekne imal yeri, su ürünlerini üretim ve yetiştirme tesisleri, denize iniş rampaları, yat limanı, kruvaziyer liman, balıkçı barınağı ve çekek yeri…….(2) (Ek fıkra) (a) ve (b) bendlerinde sayılan yapı ve tesis alanlarında, bu kullanımların tamamlayıcısı niteliğinde ve yapılması zorunlu alt ve üst yapı ve tesisleri yapılabilir. Günübirlik turizm yapı ve tesisleri yapılamaz. Hangar, atölye, kontrol kulesi ve deniz feneri gibi bakım-onarım ve teknik altyapı yapılarının yükseklikleri ve yapılaşma şartları, teknik gerekçeler ve uluslararası standartlar gözetilerek imar planı kararları ile belirlenir. Ancak taban alanı 6 metrekareyi geçmeyen kontrol kulesi ve deniz fenerleri için yapının fenni ve teknik sorumluluğu ilgili idaresinde olmak kaydıyla imar planı aranmaz.” hükmü, Sahil Şeridinde Planlama başlıklı 17. maddesinde; “(1) Sahil şeridinde uygulama imar planı yapılıp onaylanmadan uygulamaya geçilemez. Tamamen veya kısmen yapılaşmamış sahil şeritlerinde yapılacak plânlar: Kanunun 5 inci maddesindeki esaslar dikkate alınarak aşağıdaki şekilde düzenlenir. (2) Sahil şeritlerinin birinci bölümünü içeren uygulama imar planları, tümüyle açık alan olarak toplumun kullanımına tahsis edilecek şekilde düzenlenir. Bu alanlarda sadece yaya yolları, gezinti ve dinlenme alanları, seyir teras ve alanları ile bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde tanımlanan rekreaktif amaçlı kullanımlar ile bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde belirlenen yapı ve tesisler yer alabilir. Bu alan içinde toplumun yararlanmasına açık yapılar da dahil olmak üzere başka hiç bir yapı ve tesis yapılamaz. (3) Sahil şeridinin ikinci bölümünde yapılacak planlar, bu Yönetmeliğin 13 ve 14 üncü maddesinde sayılan yapı ve tesisler ile toplumun yararlanmasına açık olmak şartı ile konaklama hariç bu Yönetmelikte tanımlanan günübirlik turizm yapı ve tesislerini kapsayacak şekilde düzenlenir. (4) Sahil şeridinin ikinci bölümünde yapılacak günübirlik turizm yapı ve tesisleri için emsal 0.20′ yi, bir (1) katı, H=4.50 metreyi, asma katlı yapılması halinde H=5.50 metreyi geçmemek üzere plan kararları getirilebilir. (5) 2634 Sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’na göre belirlenen turizm bölge, alan ve merkezlerinden sahil şeridini kapsayanlarda uygulama imar planları, aynı Kanunun 7’nci maddesi uyarınca düzenlenip onaylanarak yürürlüğe girer. (6) Yukarıdaki fıkra kapsamı dışında kalan uygulama imar planları, 3194 sayılı İmar Kanununun ilgili maddeleri uyarınca Bakanlık, valilik veya belediyesince onaylanarak yürürlüğe girer. (7) Bu Yönetmeliğin 13’üncü maddesinde sayılan ve üst yapı gerektiren yapı ve tesisler; gerek arazinin coğrafi durumu ve topoğrafik yapısı, gerekse sahil şeridi gerisindeki yerleşme dokusunun elverişsizliği nedeniyle, Bakanlık ile diğer ilgili Bakanlık ve kuruluşların uygun görüşü alındıktan sonra uygulama imar planı kararı ile sahil şeridinde de yapılabilir. (10) Özelleştirme kapsamına ve programına alınan ve 16 ncı maddenin (a) ve (b) bentlerine göre sahil şeridi belirlenen veya belirlenecek olan alanlar ile kıyı ve dolgu alanlarında yapılacak yat ve kruvaziyer limanlarının ihtiyacı olan yönetim birimleri, destek birimleri, bakım ve onarım birimleri teknik ve sosyal altyapı ve konaklama birimleri ile ilgili kullanım kararları ve yapılanma şartları imar planı ile belirlenir.” düzenlemeleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; dava konusu alanda yeniden imar planı yapılması gerekçesinin yargılamalar sonucunda önceki imar planı kararlarının iptal edilmesinden kaynaklandığı dolayısıyla dava konusu planın teknik ve nesnel gerekçelere sahip olduğu, dava konusu imar planlarında ölçekler arası uyumun ve planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlandığı, planlama alanının Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonu’nunda liman/liman gerisi alan olarak belirlendiği ve dava konusu imar planı kararları ile öngörülen kullanımların üst ölçekli plan kararları ile çelişmediği, alanda 3. iskele ve dolfen yapımı amaçlı olarak planlanan kullanım kararının Jeolojik – Jeoteknik Etüt ve Hidrolojik – Oşinografik Etüt çalışmalarına dayalı olarak öngörülmüş olduğu, teknik açıdan gerekli kurum görüşlerinin (örneğin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı yazısı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’nün 05.02.2015 tarih ve 2065 sayılı yazısı vb.) alınmış olduğu ve Kuşadası Limanının ülkemiz kruvaziyer turizminin geliştirilmesi temelindeki hedefler üzerinden kamu yararı taşıdığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısında, dava konusu imar planlarına konu faaliyetin Çevresel Etli Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği’nin Ek-1 Listesi 9 (a) maddesi kapsamında yer aldığı belirtilmekte olup bu itibarla hazırlanacak ÇED başvuru dosyası ile başvuru yapılması gerektiği ifade edildiği ve söz konusu başvuru sürecinin imar planlama çalışmaları sonrasında yürütülecek projelendirme çalışmalarına esas teşkil ettiği hususu dikkate alındığında dava konusu planlama çalışmalarının ÇED süreci itibariyle ilgili mevzuata aykırı olmadığı, 3. iskele ve dolfenlere yönelik plan kararları öngörülmüş olmasının planlama esasları, şehircilik ilkeleri, imar mevzuatı ve kamu yararına aykırı olmadığı, balıkçı barınağı olarak kullanılan deniz alanına otopark amaçlı dolgu alanı olarak müdahale edilmesi yönündeki 31.01.2011 tarihli imar planı kararının dava konusu 28.10.2015 tarihli imar planları kararları ile kaldırılmış olmasının yöre halkı için önem arz eden balıkçı barınağı kullanımının gözardı edilmeyip liman ile barışık olması olarak benimsenen plan amaç ve hedeflerine uygun olduğu, alanda kıyı kenar çizgisinin kara tarafı boyunca devam eden hat boyunca “park alanı” kullanımı öngörülmek sureti ile kamusal kullanımı artıran ve sahilin kamuya açık kısmının genişletilmesine yönelik müdahalenin “kıyıların derinlemesine planlanması” ilkelerine ve kıyı mevzuatına aykırı olmadığı, kruvaziyer liman için belirlenen A1, A2 ve B bölgelerinde öngörülen toplam inşaat alanının önceki planlara göre azaltılmış olmasının ve A2 bölgesinde yapı yüksekliğinin düşürülerek Yençok:3,50 m. olarak belirlenmiş olmasının planlama esasları, şehircilik ilkeleri ve kamu yararına aykırı olmadığı, ancak dava konusu plan hükümleri kapsamında balıkçı barınağına ve yanaşma iskelesine ilişkin herhangi bir hüküm öngörülmemiş olmasının planlama esaslarına, plan tekniğine ve plan amaç ve hedeflerine uygun olmadığı, B bölgesindeki yapı yüksekliğinin A2 Bölgesi konumsal özellikleri ile farklılaşmadığı, A2 bölgesi ile B bölgesinde farklı kat yükseklikleri belirlenmesinin gerek bölgelerin Güvercinada ile ilişkisi anlamında, gerekse de yapılaşma öngörülen alanların kendi içinde yapısal bütünlüklerinin sağlanması anlamında uygun olmadığı ve Güvercinada’nın kent silüeti içerisindeki önemi temelinde B bölgesindeki yapılaşma oranlarına A2 bölgesi ile aynı hassasiyet içerisinde bakılması gerekliliği hususları dikkate alındığında B bölgesi için belirlenen Yençok:6,50 m. yapılaşma koşulunun planlama esasları, şehircilik ilkeleri ve kamu yararına uygun olmadığı şeklinde tespit ve görüşlere yer verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu olayda, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında ölçekler arası tutarlılığının ve planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlandığı, hazırlık aşamasında ilgili kurumlardan görüş alınarak mevzuattan kaynaklı gerekliliğin yerine getirildiği ve kruvaziyer turizminin geliştirilmesi temelindeki hedefler üzerinden kamu yararı amacına hizmet ettiği, daha önce aynı alan için kabul edilen imar planlarının iptali istemiyle açılan davalarda verilen iptal kararları göz önünde bulundurularak yargı kararlarının gereğinin yerine getirildiği görülmektedir.
Öte yandan, kıyı mevzuatına göre sahil şeritlerinde yapılacak yapıların kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabileceği, bununla birlikte Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin kıyıda yapılaşmaya ilişkin 13. maddesinde onaylı uygulama planlarına göre kıyıdan başka yerde yapılması mümkün olmayan yapılardan kruvaziyer liman ile tamamlayıcısı niteliğinde ve yapılması zorunlu alt ve üstyapı tesislerinin yapılabileceği, ayrıca aynı yönetmeliğin sahil şeridinde planlamaya ilişkin 17. maddesinde sahil şeritlerinin birinci bölümünü içeren uygulama imar planlarında Yönetmeliğin 13. maddesinde belirlenen yapı ve tesislerin yer alabileceği ve kıyı ve dolgu alanlarında yapılacak kruvaziyer limanlarının ihtiyacı olan yönetim birimleri, destek birimleri, bakım ve onarım birimleri teknik ve sosyal altyapı ve konaklama birimleri ile ilgili kullanım kararları ve yapılanma şartlarının imar planı ile belirleneceğinin hüküm altına alındığı görülmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince verilen iptal kararının gerekçesini oluşturan kıyı kenar çizgisinin kara tarafında kalan B bölgesi için belirlenen Yençok: 6,5 metre yapılaşma koşulunun, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı notlarında B bölgesinde yapılması öngörülen kruvaziyer limanın liman hizmetlerine yönelik teknik servis ve idari birimlerin yer alabileceğinin belirlendiği, bunların ilgili Yönetmeliğin 13. maddesine göre inşasına izin verilen yapılardan olduğu ve 17. maddesine göre yapılanma şartlarının imar planı ile belirleneceği, ayrıca dosyada bulunan plan paftalarının incelenmesinden dava konusu alanla Güvercinada arasındaki güzergah boyunca yer alan imar parsellerindeki yapılaşma koşulları karşılaştırıldığında güzergah boyunca 2 ve 3 katlı yapıların bulunması karşısında dava konusu B bölgesi için belirlenen Yençok:6,50 metre yapılaşma koşulunun kent siluetini etkilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, İdare Mahkemesince verilen kararın dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava hakkında yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/12/2021 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.