Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/4013 E. 2014/17229 K. 10.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4013
KARAR NO : 2014/17229
KARAR TARİHİ : 10.11.2014

MAHKEMESİ : BURSA 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2013/1615-2013/2242

Taraflar arasında görülen tapuda kayıt düzeltimi davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tapu kayıtlarında hatalı yazılan doğum tarihinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeye konu 607 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının, 12/09/1978 tarihinde tesis kadastrosuna istinaden Hakkı oğlu H.. S.. adına kayıtlı olduğu görülmektedir.
Davacı, ortaklığın giderilmesi davasında verilen yetkiye dayanarak açtığı eldeki davada anılan taşınmazda ½ pay maliki H.. S..’in doğum tarihi 1935 olduğu halde, kadastro tespiti sırasında yanlışlıkla 1930 olarak yazıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarında doğum tarihinin nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın dayanak kayıtlarındaki doğum tarihinin sehven yanlış yazıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği gibi; “Mülkiyet Hakkının Tescili” başlıklı 22.07.2013 tarihli ve 2013/5150 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicili Tüzüğü’nün 28. (18.05.1994 tarihli ve 94/5623 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicil Tüzüğü’nün 25.) maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı, soyadı, baba adı, edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarası olarak belirlenmiştir. Buna göre kütükte bulunması zorunlu bilgiler arasında doğum tarihi yer almamaktadır. Dolayısıyla, tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgisinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez.
Ne var ki; akit tablosu, dayanak tapu kaydı, kadastro tutanağı gibi belgelerde var olan çelişkiler veya hatalı yazımlar nedeniyle, idarece tapu maliklerinin tasarruf talepleri kabul edilmemektedir. Ancak gerekli araştırma ve incelemeler yapılarak tapu kayıt maliki ile aynı şahıs olduğu yönünde tam bir kanaat oluştuğu taktirde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince doğum tarihinin düzeltilmesi isteğinin tespit davası olarak değerlendirilerek, kayıt maliki ile kimlik bilgileri düzeltilmesi istenen kişinin aynı şahıs olduklarının tespitine karar verilmesi olanaklıdır.
Hâl böyle olunca; davacının iddiaları doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak çekişmeye konu taşınmazın malikinin doğum tarihi düzeltilmek istenen kişi olduğunun belirlenmesi halinde, tapu kayıt maliki ile aynı şahıslar olduğunun tespiti şeklinde bir tespit kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.