YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22013
KARAR NO : 2014/28857
KARAR TARİHİ : 01.12.2014
MAHKEMESİ : Sivas İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2014
NUMARASI : 2014/247-2014/274
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte, alacaklı, S. E.’nin bonoda, diğer borçlu olan şirketin kaşesi dışında imzası olduğunu, bundan dolayı kendisi hakkında da takibe giriştikleri halde icra müdürlüğünce S. E. hakkında takip yapılmasına dair taleplerinin reddine dair işlemin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bononun düzenlenme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nun 776/(1)-g maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için “senedi düzenleyenin imzasını” ihtiva etmesi zorunludur. Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak kabul edilmemiştir. TTK’nun 778. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 677. maddesi gereğince, şirketi temsile yetkili temsilcinin şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imza bizatihi kendisini sorumlu kılar. Yine TTK’nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 701ve 702/l. maddeleri gereğince, keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır. Aval için sadece imza yeterli olup, ayrıca ad ve soyadın yazılması gerekli değildir.
Bu açıklamalar ışığında sorumluluk doğması için keşidecinin atacağı tek imza yeterli olup, bononun ön yüzündeki ikinci imzanın atılması zorunluluğu olmadığından şirket kaşesi dışına atılan imza aval olarak değerlendirilir (HGK.nun 05/10/2011 tarih ve 2011/12-480 sayılı kararı).
Somut olayda, takip dayanağı bonoda yer alan iki imzadan birinin şirket kaşesi dışında olduğu ve şirketi münferiden temsil edenlerden birinin de S. E. olduğuna göre alacaklının S.E. hakkında takibe girişmesinde herhangi bir yasal engel yoktur.
O halde mahkemece; alacaklının şikayetinin yukarıda yazılı gerekçe ile kabulüne karar vermek gerekirken aksi yönde yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.