Danıştay Kararı 4. Daire 2017/767 E. 2021/8361 K. 09.12.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2017/767 E.  ,  2021/8361 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/767
Karar No : 2021/8361

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına Tas. Hal. … Nak. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin vadesinde ödenmeyen 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 yıllarına ait özel usulsüzlük cezalarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, …, …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idarece asıl borçlu şirketin tasfiyeye girdiği 2004 yılından itibaren 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 160 ve 162. maddeleri ve 2004/13 sayılı Uygulama İç Genelgesi doğrultusunda gerekli yoklama ve tespitler yapılarak ticaret sicil kaydının silinmesi beklenmeksizin ticari faaliyetin devam edip etmediği, dolayısıyla mükellefiyet kaydının terkin edilmesinin gerekip gerekmediği noktasında bir karar alınması gerekirken, bu yükümlülüğün şirketin tasfiyeye girmesinden çok uzun bir süre sonra yerine getirilerek anılan şirketin vergi mükellefiyetinin uzunca bir süre devam ettirilmesi suretiyle uyuşmazlık konusu dönemlere ait beyanname ve Ba-Bs formlarını elektronik ortamda vermediğinden bahisle asıl borçlu şirket adına özel usulsüzlük cezaları kesmek hukuka ve hakkaniyete uygun düşmeyeceğinden, uyuşmazlık konusu bu cezaların vadesinde ödenmediğinden bahisle tahsilini teminen şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin borcun yokluğu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; asıl borçlu … Nak. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 27/09/2004 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyesine karar verildiği, buna ilişkin olarak 01/10/2004, 08/10/2004 ve 15/10/2004 tarihli Ticaret Sicil Gazetelerinde üç kez ilan yapıldığı, fakat tasfiye sürecinin sonuçlandırılmadığı, şirketin tasfiyeye giriş tarihinden beri gayri faal olduğu, tasfiye süresince yerine getirilmeyen yükümlülükler nedeniyle tasfiye memurunun takibi gerektiği, 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca şirket ortağı sıfatıyla davacının takibinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan işlemde yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.