Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2018/2776 E. , 2021/6318 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2018/2776
Karar No : 2021/6318
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Davacı adına, pos cihazı ile ikrazatçılık faaliyetinde bulunarak elde ettiği faiz gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak re’sen tarh edilen 2012 yılı gelir vergisi ve 2012/Nisan-Haziran,Temmuz-Eylül,Ekim-Aralık dönemleri geçici vergi ile bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı, takdir komisyonu kararında dikkate alınan vergi tekniği raporunda davacının bir kısım gerçek satışlarına ilişkin tahsilatları kredi kartıyla gerçekleştirdiği, bir kısım pos işlemlerinin ise kendisinin veya yakınlarının nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla çekildiğinin belirtilmesine karşın takdir komisyonunca bu hususların göz önünde bulundurulmadığı, ayrıca 25.209.707,11-TL gibi yüksek meblağlı bir işlemin tamamının pos tefecilik kapsamında olup olmadığı konusunda yapılan incelemede daha fazla kişinin ifadesinin alınması gerekirken sadece 4 kişinin ifadesine başvurulduğu, dolayısıyla takdir komisyonu tarafından yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan doğrudan ilgili dönemdeki pos hasılatı esas alınmak suretiyle hesaplanan faiz geliri üzerinden yapılan gelir vergisi tarhiyatında ve gelir vergisi tarhiyatı kaldırıldığından geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı, 2012/Nisan-Haziran,Temmuz-Eylül dönemleri geçici vergi için düzenlenen ihbarnamelerde geçici verginin aslının aranılmayacağının belirtilmesi nedeniyle geçici vergi aslı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 2012/Ekim-Aralık dönemi geçici vergi için düzenlenen ihbarnameden, yıllık beyanname verme süresi geçtikten sonra geçici vergi aslının aranmayacağına dair açık hüküm bulunmasına rağmen geçici vergi aslının tarh edildiği görüldüğünden bu kısma ilişkin yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı; yargılama giderleri yönünden ise davalı idarece tanzim edilen dava konusu vergi/ceza ihbarnamesinin açıklama bölümünde yazılı olan “mahsup dönemi geçmiş geçici vergi aslı, Gelir Vergisi Kanunu’nun Mük. 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyecek olup normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için sistemde gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer almaktadır.” şeklindeki ifadelerin, davacı tarafından daha sonra hakkında yapılabilecek işlemler yönünden yeterince anlaşılmaması sebebiyle dava konusu edildiği, dolayısıyla vergi ziyaı cezası ile birlikte ihbarnamede yer alan vergi aslının da davacı tarafından dava konusu edilmesinde, davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığından geçici vergiye tekabül eden yargılama giderlerinin hakkaniyet ve nesafet kuralları gereği davacı üzerinde bırakılmaması gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle kısmen kabul eden, kısmen karar verilmesine yer olmadığına ve davacı lehine vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmeden … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, 2012/Nisan-Haziran,Temmuz-Eylül dönemleri geçici vergi aslının mahsup döneminin geçmiş olması sebebiyle tahakkuk ettirilmeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen davacı tarafından, adına tahakkuk ettirilmeyecek olan geçici vergi aslının da dava konusu edildiği, bu itibarla davalı idarece dava açılmasına sebebiyet verilmediği halde bu kısma ilişkin olarak da davalı idare aleyhine yargılama giderlerine hükmedildiği ve yargılama giderlerinin davadaki haklılık oranına göre paylaştırmadığı gerekçesiyle mahkeme kararının karar verilmesine yer olmadığına dair kısmına dair yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin paylaştırılmasına karar veren … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idare tarafından aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2018 yılı için belirlenen 1210.-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Mahkemenin karar tarihi olan 2016 yılı için belirlenen 1000.-TL vekalet ücretine hükmedildiği, kararın aleyhe olan kısmının usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İleri sürülen iddialar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.