Danıştay Kararı 7. Daire 2018/467 E. 2021/5536 K. 09.12.2021 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2018/467 E.  ,  2021/5536 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/467
Karar No : 2021/5536

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gümrük Müşavirliği Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Gözlük Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle 9003.90.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda beyan edilen eşyanın 9003.19.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer alan “gözlük çerçevesi” olduğundan ve bu pozisyonda 2008/13223 sayılı İthalatta Koruma Önlemi Uygulamasına İlişkin Karar uyarınca ek mali yükümlülüğe tabi bulunduğundan bahisle tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülük üzerinden davacı müşavirlik şirketi adına hesaplanarak karara bağlanan idari para cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, davalı idarece dava konusu eşyanın pozisyonu belirlenirken hukuken geçerli ve somut bir tespitin yapılmadığı, gümrük tarife pozisyon uygulamasının gümrük müşavirinin asli görevleri arasında yer aldığının kabulü ile olayda müteselsil sorumluluk koşullarının oluştuğu varsayımından hareketle davacı adına karara bağlanan para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İthale konu eşyanın beyan edilen pozisyonda olmadığının ve tespit edilen pozisyondaki eşyanın ek mali yükümlülüğe tabi olduğunun tespit edilmesi nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
3. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu, … Gözlük Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle 9003.90.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda beyan edilen eşyanın 9003.19.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer alan “gözlük çerçevesi” olduğu ve bu pozisyonda 2008/13223 sayılı İthalatta Koruma Önlemi Uygulamasına İlişkin Karar uyarınca ek mali yükümlülüğe tabi olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülük üzerinden davacı müşavirlik şirketi adına hesaplanarak karara bağlanan idari para cezasının iptaline karar veren mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda belirlenmiş verginin bir amme alacağı olması ve vergi yükümlüsünün vergilerin ödenmesi konusunda kanunda birden fazla yükümlüyü açık düzenleme yapmak suretiyle müşterek ve müteselsil sorumlu olarak göstermiş olup vergi kayıp ve kaçağını önlemek amacını gütmüştür. Gümrük Kanunun açık lafzından, amacından ve düzenlemesinden açıkça anlaşıldığı üzere, bu kanunda yer alan cezalar başlığı ile başlayan 231 ve devamı maddelerinde düzenlenen cezalar, idari yaptırım niteliğinde olan idari para cezalarıdır. Kanunun 61, 181, 192 ve 229. maddeleri açıkça müteselsil sorumluluğu düzenlemiştir, yani fiili gerçekleştiren şahıs haricinde bir başka kişiyi de fiili gerçekleştirmeksizin kanunda ki düzenleme ile sorumlu tutmuş, hatta 181. madde düzenlemesinde fiili gerçekleştiren şahsın kim olduğu hususu bile sorumluluk ile iç içe geçmiş durumdadır.
Şöyleki; 4458 sayılı Kanun’un gümrük yükümlülüğünü düzenleyen 181. maddesinin 2. bendi, “ithalatta gümrük yükümlülüğününde yükümlünün beyan sahibi olduğu, dolaylı temsil durumu mevcut ise hesabına gümrük beyanında bulunulan kişinin de yükümlü olduğu, anılan Kanunu’nun 3. maddesinin 17. bendinde de “beyan sahibi”nin kendi adına beyanda bulunan kişiyi veya adına beyanda bulunulan kişiyi ifade ettiği, 61. maddenin 3. bendinde, tescil edilmiş beyanname muhteviyatı eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağladığı, tescil edilmiş beyanname muhteviyatı eşyaya ilişkin tahakkuk eden vergilerden ve karara bağlanan para cezalarından sorumlu olacakları, 192. maddesi, aynı gümrük vergilerinin ödenmesinden birden çok yükümlünün sorumlu olduğu hallerde, bunlar söz konusu vergilerin ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, 229/2 maddesi Gümrük müşavirliğinin bir tüzel kişilik olması halinde, gümrük beyannamesi veya beyanname kabul edilen diğer belgeler üzerine imzasını atmış olanların vergi kaybına neden olan durumu bildiği veya bilmesi gerektiği hallerde, bunlar gümrük idaresine karşı bağlı bulundukları tüzel kişilikle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı bu hallerde, ilgili gümrük müşavirinin kişisel cezai sorumluluğu saklı kalmak kaydıyla, işlemi yapan kişi ile birlikte tüzel kişilik de gümrük idaresince alınan vergiler ve verilen para cezaları yönünden müteselsilen sorumlu olacakları, düzenlemesi ile gümrük müşavirinin, tüzel kişilik halinde tüzel kişi şirketin ve ithalatçının vergi ve cezalardan sorumluluğu açıkça düzenlenmiştir.
Dolaylı temsilci olarak işlem yapan gümrük müşaviri beyan sahibi sıfatı ile gümrük vergileri ve diğer mali yükümlülüklere bakan yönüyle sorumludur. Bu bağlamda gümrük müşavirlerinin, meslekleri ve sorumlulukları icabı “bilmesi gereken kişi” konumunda olduklarından, gümrük vergi ve para cezalarından sorumlu olup, temsil ettiği özel veya tüzel kişilerin verdiği bilgi ve belgelerin sunumu ile yetinilerek, sonrasında bir sorumluluğunun mevcut olmadığından söz edilemeyecektir.
Sorumluluktan kurtulma beyyinesi olarak getirilen ölçüt dolaylı temsilcinin idarenin gelir kaybına neden olan durumda “beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bilmediğini veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerekmediğini” ispat etmektir. Normal halin aksini ispat veya olumsuz bir durumun ispatı, ispat müesesine aykırı bir durum olmakla bu durumu iddia edenin ispat yükü söz konusu olduğundan davalı idarenin müşavir şirketin bilgisi dahilinde olduğunu ispat yükümlülüğü de bulunmamaktadır.
Davacı, tüzel kişiliğe sahip müşavirlik şirketidir. 4458 sayılı Kanun’un 229. maddesinin 2. fıkrası düzenlemesi gereği 5237 sayılı Kanun’da tanımlanan suçlar hariç olmak üzere, çalıştırdıkları gümrük müşavirlerinin alanlarında uzman kişiler olması hasebiyle müşavir ile birlikte müşterek sorumluluğu bulunmaktadır. Davacının Kanundan doğan ve objektif sorumluluk esasına göre sorumluluğu bulunduğu açık olmakla temyiz isteminin kabulü ile Mahkemece işin esasının incelenerek karar verilmek üzere kararın bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk görüşüne katılmıyorum.