Danıştay Kararı 10. Daire 2019/5920 E. 2021/6123 K. 09.12.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/5920 E.  ,  2021/6123 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5920
Karar No : 2021/6123

DAVACI : …Derneği
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

DAVALI : …Bakanlığı / …
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …

DAVANIN_KONUSU : 14/03/2019 tarih ve 30714 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile gemi acenteleri, sigorta brokerliği, taşıma işleri organizatörlüğü gibi gemilere yönelik hizmet veren kuruluşların kılavuzluk ve römorkörcülük faaliyeti yapmalarının önünün açıldığı, kılavuzluk ve römorkörcülük kuruluşlarının hizmet vereceği armatörlerden bağımsız ve tarafsız olması gerektiği, Gemi Acenteleri Yönetmeliğinin acentelerin kılavuzluk ve römorkörcülük faaliyetlerini yerine getirmesini yasaklayan düzenlemesinin hukuka uygun olduğuna daha önce karar verilmiş olduğu, buna rağmen Yönetmelik değişikliği ile acentelerin kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerini yapmasını yasaklayan düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığı, düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; usul yönünden, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, esas yönüden ise, gemi acentelerinin hizmet esaslarına ilişkin düzenleme yapma yetkisinin Bakanlıklarında olduğu, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesine aykırı davranan, haksız rekabet ve çıkar sağlayacak tutum ve davranışta bulunanlara yönelik idari yaptırımların belirlenmiş olduğu, bu kuruluşlar üzerinde idarenin devamlı izleme ve denetimde bulunduğu, düzenlemenin usule ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ : 14/03/2019 tarih ve 30714 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesinin iptali istenilmektedir.
08/01/2020 tarihli, 31002 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesi ile dava konusu Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu durumda, davaya konu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırılması ve yerine yürürlüğe konulan Yönetmeliğin iptali istemiyle açılmış davaların da bulunması karşısında, görülmekte olan dava konusuz kalmıştır.
Açıklanan nedenlerle karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 09/12/2021 tarihinde, davacı vekilleri Av. …’ın, Av. …’un ve davalı idare vekilleri Av. …ile Av. …’ın geldikleri, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraf vekillerine usulüne uygun olarak söz verilip dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraf vekillerine son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacı vekillerince, duruşma sırasında açıklanan savcı düşüncesinin kendilerine tebliğ edilen düşünceden farklı olduğu ve Danıştay Savcısının duruşma esnasında esasa ilişkin düşünce açıkladığı ileri sürülerek savcı düşüncesinin yazılı olarak kendilerine tebliğ edilmesi istenmiş ise de Dairemizce taraf vekillerinin aynı olması sebebiyle yürürlükten kaldırılan Yönetmelik ve Genelgeye karşı açılan davalar ile yürürlükte olan Yönetmelik ve Genelgeye karşı açılan davaların duruşmalarının birlikte yapılması nedeniyle Danıştay Savcısının öncelikle tüm dosyalardaki dava konusu Yönetmelik ve Genelgelere ilişkin genel beyanda bulunduğunu belirterek düşüncesini açıkladığı, sonuç olarak ise yürürlükten kalkan Yönetmelik ve Genelgelere yönelik karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesinin talep edildiği, yürürlükte olan Yönetmelik ve Genelgeye yönelik olarak ise davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği ve taraflara tebliğ edilen savcı düşüncesinin sonucu itibariyle farklı olmadığı anlaşıldığından, davacı vekillerinin istemi yerinde görülmemiştir.

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davalı idare tarafından, Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış, bilahare 14/03/2019 tarih ve 30714 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliğinin 17. maddesinin 10. fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Davacı tarafından anılan Yönetmelik değişikliğinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Dairemizce, davacının yürütmenin durdurulması istemli açtığı işbu davada 24/10/2019 tarihli karar ile yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir.

Dairemizin söz konusu kararından sonra, 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, dava konusu Yönetmeliğin değişiklik yaptığı Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği, bütün değişiklikleriyle birlikte, 08/01/2020 tarih ve 31002 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Bunun üzerine, Dairemizin verdiği karara karşı davacı tarafından yapılan itirazı inceleyen İdari Dava Daireleri Kurulu, 10/02/2020 tarih ve YD İtiraz No: 2020/35 sayılı kararı ile Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN :
Davalı idare tarafından, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülmüştür.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
ESAS YÖNÜNDEN :
Dava konusu Yönetmelik ile 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliğinde değişiklik yapılmış, 08/01/2020 tarih ve 31002 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesi ile de 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 08/01/2020 tarih ve 31002 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin, davalı idare tarafından, başka bir davada, İdari Dava Daireleri Kurulunca, 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği hakkında verilen 11/11/2019 tarih ve YD İtiraz No: 2019/929 sayılı yürütmenin durdurulmasına dair karar tebliğ alınmadan önce, idarece tespit edilen uygulamaya yönelik ihtiyaca binaen, resen hazırlandığı ve yürürlüğe konulduğu, yargı kararının uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu düzenlemelerin yürürlükten kaldırılması nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2..Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 09/12/2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY :

Dava, 14/03/2019 tarih ve 30714 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
İptal davasının amacı, hukuka aykırı idari işlemin uygulamadan kaldırılması, geçersiz kılınması ve işlemin hukuksal geçerliliğine son verilmesidir. Burada amaç, hukuk düzeninde hukuka aykırı işlemlerin bulunmamasını sağlayarak, hukuk devletinin korunmasıdır. İdare Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi, tesis edildiği tarih itibarıyla ortadan kaldırarak, işlemin tesisinden önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlar.
Bir yönetmeliğe karşı dava açıldıktan sonra, idarenin yeni yönetmelik çıkarma konusunda yetkisi bulunduğu açık olmakla birlikte, bu durum, idari yargı yerinin yargısal incelemesinde bulunan yönetmelik hakkında, hukuka uygun olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılıp sonuca varılmasına hukuken engel değildir. Aksi halde, idare bu şekilde yeni yönetmelik yürürlüğe koyarak, mevcut yönetmeliğin yargı denetimine tabi tutulmasından muaf kılınmasına neden olacaktır. Ayrıca, davacılar şeklen değiştirilen her düzenlemeye karşı dava açmak zorunda bırakılarak, hak arama özgürlüğünün kullanılması da zorlaştırılacaktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının yürütmenin durdurulması istemli açtığı işbu davada 24/10/2019 tarihli karar ile yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiş, davacı tarafından yapılan itiraz üzerine ise İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından 10/02/2020 tarih ve YD İtiraz No: 2020/35 sayılı karar ile 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
Buna göre, dava konusu Yönetmelik değişikliğinin yapıldığı 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği’nin 08/01/2020 tarih ve 31002 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, açılan başka bir davada İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından 11/11/2019 tarih ve YD İtiraz No: 2019/929 sayılı karar ile 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği’nin yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Davalı idare tarafından, anılan Yönetmeliğe karşı açılan başka bir davada verilen İdari Dava Daireleri Kurulu’nun yürütmenin durdurulması kararının kendilerine 23/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, yeni Yönetmeliğin ise karardan önce çıkarıldığı savunulmakta ise de İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kararın 11/11/2019 tarihinde verildiği ve İdari Dava Daireleri Kurulu oturumlarında UYAP sisteminde kararın hemen alındığı ve sisteme girişinin yapıldığı sonucunun da taraflarca görülebildiği dikkate alındığında davalı idarenin kararın öğrenilmediği iddiası yerinde görülmemiş olup, yeni Yönetmeliğin yargı kararının uygulanması kapsamında çıkarıldığının kabulü gerekmiştir. Ayrıca yeni çıkarılan Yönetmelik hükümlerinin yürürlükten kaldırılan düzenlemelerin tekrarı mahiyetinde olduğu görüldüğünden, bu sebeple de dosyanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davacı tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülen düzenlemelerin hukuki irdelemesi yapıldıktan sonra, Dairece işin esası hakkında, “ret” ya da “iptal” hükmü kurulması gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği oyu ile karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Daire kararına katılmıyorum.