DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/478 E. , 2021/2984 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/478
Karar No : 2021/2984
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2020 tarih ve E:2017/4516, K:2020/2345 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin …tarih ve …sayılı kararın iptali ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2020 tarih ve E:2017/4516, K:2020/2345 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ve davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgütün talebiyle Yargıtay üyeliğine seçildiğine, örgütle birlikte hareket ettiğine ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
Yine, davacının evinde ve apartman boşluğunda yapılan arama neticesinde ele geçirilen davacıya ait basılı ve dijital materyallerde yapılan inceleme sonucunda, FETÖ/PDY lideri Fetullah Gülen’e ait dokümanların bulunmasının davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
Davacının FETÖ/PDY terör örgütünün yargı teşkilatında ve HSK’da etkin olduğu dönemde yargıda önemli bir makam olan Yargıtay üyeliği görevine getirilmesinin de örgüte irtibat ve iltisakına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 667 sayılı KHK’nin 3. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğundan iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yalnızca olağanüstü halin ilanını gerektiren nedenler ve olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda düzenleme yapılabileceği, bu sebeple olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca meslekten çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmamasına rağmen görevine son verilmesinin masumiyet karinesinin ihlali sonucunu doğuracağı, savunma hakkı tanınmaksızın kamu görevinden çıkarılmasının Anayasa’da ve ilgili yasalarda öngörülen güvencelere aykırı olduğu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği, idarece iltisak ve irtibat gibi soyut terimler esas alınmak suretiyle görevine son verilmesinin hukuki öngörülebilirlik ilkesinin ihlali sonucunu doğurduğu, 667 sayılı KHK ile getirilen düzenlemenin suç ve ceza içeren düzenleme mahiyetinde olmasına rağmen geçmişe etkili olarak uygulanması nedeniyle suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, aleyhine beyanda bulunan tanıkların etkin pişmanlıktan yararlanan veya itirafçı olan kişiler olduğu, salt kendini kurtarma gayesi ile beyanda bulundukları, YARSAV üyeliğinin talimatla ve örgütsel amaç ve saikle olduğuna, Dernek’te hangi örgütsel eylemlerde bulunduğuna dair somut kanıt gösterilmediğinden, farazi bir kabulden hareketle FETÖ/PYD terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı bulunduğuna dair destekleyici bir unsur olarak kabul edilemeyeceği, öte yandan, dava konusu işlemin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, bu işlemle adil yargılanma hakkının ve hak arama hürriyetinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2020 tarih ve E:2017/4516, K:2020/2345 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 09/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.