Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/16814 E. , 2021/13650 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/16814
Karar No : 2021/13650
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : ….
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi .… İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yalova ili, Merkez ilçesi, … Köyü, … ada … parsel sayılı taşınmazın “kısmen konut alanı, kısmen ilkokul tesis alanı, kısmen de yol alanı” olarak belirlenmesine ilişkin … Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1. Etap 1/1000 ölçekli Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planı ile 1.Etap 1/5000 ölçekli Revizyon ve İlave Nazım İmar Planının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava dosyasının ve mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacıya ait taşınmazlar üzerinde planlanan ilkokul alanının yer seçimine yönelik bilimsel tekniklere dayalı yeterli araştırma yapılmadığı, eğitim alanlarının homojen dağıtılmadığı, öngörülen ilkokul alanı fonksiyonunun erişim kolaylığı/yürüme mesafesi bakımından olumsuzluk oluşturduğu anlaşıldığından, 1. Etap 1/1000 ölçekli Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planı ile 1.Etap 1/5000 ölçekli Revizyon ve İlave Nazım İmar Planının planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine, kamu yararına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu imar planları ile davacının taşınmazının bulunduğu bölgede ilkokul alanı bulunmadığından uyuşmazlık konusu taşınmazın büyük bir kısmının ilkokul alanı olarak planlandığı, taşınmazın bulunduğu bölgeye 500 metrelik mesafede uygun büyüklükte hazine veya belediye arazisi bulunmadığı bu nedenle söz konusu ilkokul alanının davacı taşınmazından karşılandığı, taşınmazın bulunduğu alanın 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında kentsel gelişme konut alanında kaldığı, konut alanlarına hizmet verecek nitelikteki donatı alanları planlanmasının üst ölçekli 1/25000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu imar planlarının yapılması sürecinde Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 8. maddesinde belirtilen araştırmalar ile yer seçiminin uygunluğu bakımından bilimsel ve teknik analizlerin yapılmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Yalova ili, Merkez ilçesi, … Köyü, … ada … parsel sayılı taşınmazlar … Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1. Etap 1/1000 ölçekli Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planı ve 1.Etap 1/5000 ölçekli Revizyon ve İlave Nazım İmar Planı ile “kısmen konut, kısmen ilkokul tesis alanı, kısmen de yol alanı” olarak planlanmıştır. Uyuşmazlık konusu alan 08.06.2007 tarihinde onaylanan 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında “düşük yoğunlukta konut alanı” plan kararı içerisinde kalmaktadır.
Dava konusu edilen imar planları, 07.10.2016- 05.11.2016 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edilmiştir. Davacı tarafından, 01.11.2016 tarihli dilekçe ile taşınmazın kısmen ilkokul tesis alanı olarak belirlenmesine itiraz edilmiştir. İtirazın, … Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanunu’nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle, 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, 6. maddesinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, 8. maddesinin 1. fıkrasında; planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiş, 8. maddenin 1. fıkrasına 6495 sayılı Kanun’un 73. maddesi ile eklenen f) alt bendinde; ”Kentsel asgari standartlar, Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda çevre düzeni planı ile belirlenebilir. Uygulamaya ilişkin kararlar, yörenin koşulları, parselin bulunduğu bölgenin genel özellikleri, yapının niteliği ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, çevreye etkisi dikkate alınarak ve ölçüleri verilerek Bakanlıkça belirlenen esaslara göre uygulama imar planı ile belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 14/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin ”Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, “Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder.” tanımına yer verilmiş, “Mekansal planlama kademeleri ve ilişkileri” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, mekansal planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekansal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları olarak hazırlanacağı, buna göre planlama kademelerinin, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekansal strateji planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planından oluştuğu kural altına alınmış, aynı maddenin 2. fıkrasında, mekansal planların, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanacağı, her planın, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda anlatılan mevzuat hükümlerine göre, alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, kararlarına uyumlu olması gerektiğine kuşku bulunmamaktadır.
Planların kademeli birlikteliği ilkesi çerçevesinde her alt ölçekli planlama kademesinin bir üst ölçeğin ana kararlarını korumakla birlikte üst ölçektekinden daha fazla bilgi ve ayrıntı içermesi gerekir. Bu nedenle, nazım imar planları çevre düzeni planlarının, uygulama imar planları da nazım imar planlarının, büyütülmüş kopyaları olmayıp soyuttan somuta inen plan kararlarının alındığı farklı özellikleri ve ayrıntıları içeren belgeler olduğu bilinmektedir.
Alt ölçekli planları denetleyen, yönlendiren ve esneklik çerçevesini çizen üst ölçekli planlar, kentin ana gelişme kararlarını ve arazi parçalarının kullanış biçimlerini ilke düzeyinde veren belgelerdir. Üst ölçekli plan niteliğinde olan çevre düzeni planında da bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirilmekte ve getirilen bu kararlar çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı bir çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak nitelikte olmaktadır. Bu yönüyle söz konusu plan, bu plana dayanılarak yapılacak ve arazi kullanımlarının fonksiyonel dağılımı ile genel yoğunluğunun belirlendiği 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve nazım imar planları esaslarına göre çizilen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunun belirlendiği 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile öngörülen arazi kullanım kararlarından farklılık arz etmektedir. Bu itibarla, leke plan olan ve alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği çevre düzeni planının nazım ve uygulama imar planları gibi değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bölgeye ilişkin olarak, 08.06.2007 tarihinde Yalova İl Genel Meclisi ve Yalova Belediye Meclisi tarafından kabul edilerek yürürlüğe giren 1/25.000 ölçekli Yalova İl Çevre Düzeni Planı, 644 sayılı KHK’nin yürürlüğe girmesi üzerine yürürlükten kaldırılmıştır. Sonrasında alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 08.04.2013 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli Yalova il Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin tümünün TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ve TMMOB Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi tarafından açılan davada …. İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş, anılan karar Danıştay Altıncı Dairesinin 07.03.2018 tarih ve E:2015/10318, K:2018/2052 sayılı kararıyla onanmış, … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
Belirtilen iptal kararı üzerine, bölgede 1/25.000 ölçekli Yalova İl Çevre Düzeni Planı Değişikliği 26.08.2015 tarihli Çevre ve Şehircilik Bakanlığı oluru ile onaylanmıştır. Bu plana askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda planda yapılan değişiklikler 26.10.2015 tarihli Bakanlık oluru ile onaylanmıştır. Dairemizce E:2015/8430, E:2015/8492, E:2015/8532, E:2015/10532, E:2015/10533, E:2015/10555 sayılı dava dosyalarında temyiz aşamasında verilen 17.09.2019 tarihli ara kararları ile davalı idareden dava konusu planları kapsayan alanda bu planlardan sonra yapılan üst ölçekli planların sorulması ve varsa dava konusu parselin işaretlendiği onaylı plan paftalarının istenmesi üzerine, davalı idare tarafından 1/50.000 ölçekli Yalova İl Çevre Düzeni Planının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 29/05/2018 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girdiği bildirilmiştir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, 26.10.2015 tarihili 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile 29/05/2018 tarihli 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planının idarece iptal edilip edilmediği, bu planların tümünün iptali istemiyle herhangi bir dava açılıp açılmadığı ile yürürlükte bulunup bulunmadığının, eğer yürürlükte bulunmuyor ise alanda yeni bir çevre düzeni planı yapılıp yapılmadığının araştırılması, üst ölçekli çevre düzeni planının varlığının belirlenmesi halinde taşınmaz için getirilen kullanım kararının çevre düzeni planına uygun olup olmadığı değerlendirilerek gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle, imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı yönünden uygun olup olmadığı hususları açıklığa kavuşturularak karar verilmesi gerektiğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/12/2021 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.