Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/7005 E. , 2021/6476 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/7005
Karar No : 2021/6476
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Eczacılık ve Tıbbi Cihaz Şube Müdürlüğünde ebe olarak görev yapan davacı tarafından; piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetlerine katıldığından bahisle, il performans puan ortalamasının %10’u oranında döner sermaye ek ödemesinden yararlandırılması talebiyle 03/12/2014 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; Sağlık Bakanlığınca Yapılacak Piyasa Gözetimi ve Denetiminin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikle, Bakanlıkça yapılacak piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetlerine ilişkin hususların düzenlendiği; Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Personeline Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13/1-m maddesinde de, il sağlık müdürlüğü ve bağlı birimlerinde piyasa gözetimi ve denetimi yapan personele, il birim performans puan ortalamasının %10’u oranında ek puan verilmesinin öngörüldüğü; uyuşmazlık konusu olayda, davacının muhtelif tarihlerde piyasa gözetimi ve denetimine tabi olan bazı ürünlerin piyasaya arzı veya dağıtımı aşamasında veya ürün piyasada iken, ürünün tabi olduğu teknik düzenlemeye uygun olarak üretilip üretilmediği ve güvenli olup olmadığı hususlarında yerinde yapılacak denetimlere katılmak üzere görevlendirildiği; söz konusu görevlendirme kapsamında, davacı tarafından yapılan görevlerin, anılan Yönetmelikte düzenlenen “piyasa gözetimi ve denetimi” mahiyetinde olduğu sonucuna ulaşılmış olup; buna göre, fiilen piyasa gözetimi ve denetimi faaliyeti yapan davacının, il sağlık müdürlüğü birim performans puan ortalamasının %10’u oranında ek puandan yararlandırılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle; dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sağlık Bakanlığınca Yapılacak Piyasa Gözetimi ve Denetiminin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikle, piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetlerinin kapsamının belirlendiği; davacı tarafından, ürünlerin piyasaya sürüldüğü veya muhafaza edildiği yerlere yönelik yapılan denetim, ruhsatladırma gibi faaliyetlerin ise söz konusu Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Sağlık Bakanlığınca düzenlenen piyasa gözetimi ve denetimine yönelik eğitim ve sınavlara katıldıktan sonra, denetçi olmaya hak kazandığı, yapılan görevlendirmeler nedeniyle yerine getirdiği görevlerin piyasa gözetimi ve denetimi kapsamında olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının “dava konusu işlemin 15/11/2014 tarihinden sonraki dönem yönünden iptaline” ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Kararın “dava konusu işlemin 15/11/2014 tarihinden önceki dönem yönünden iptaline” ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 12. maddesinde ise, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri, bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu kurala bağlanmıştır.
Belli bir uygulama tarihi esas alınarak istekte bulunulan davalarda, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesine göre uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde, uygulama üzerine davacı tarafından idareye başvurulmuş ise, 12. maddenin yollamada bulunduğu 11. maddeye göre, idarenin bu başvuruya cevap vermemiş olduğu hallerde, uygulama tarihinden itibaren en geç 120 gün, idarenin cevap verdiği durumlarda ise, uygulama tarihine kadar geçen süre de hesaba katılmak koşuluyla cevabın davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idari davanın açılmış olması gerekmektedir.
Başka bir anlatımla dava, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren 120 gün içinde açılmış ise, ilgiliye, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak parasal hakların verilmesi, idareye başvuru tarihinden itibaren 120 günlük ya da idarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük süreler geçtikten sonra açılmış olan davalarda ise, ancak dava tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamadan doğan parasal hakların ödenmesi mümkündür.
Bu itibarla, davacı tarafından 03/12/2014 tarihinde yapılan başvurunun 14/01/2015 tarihli işlemle reddi üzerine 09/03/2015 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşıldığından, dava tarihinden geriye doğru 120 gün içindeki ilk uygulama tarihi olan 15/11/2014 tarihinden itibaren davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine hükmedilmesi, bu tarihten önceki dönemler yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, “dava konusu işlemin 15/11/2014 tarihinden önceki dönem yönünden iptali” yolundaki Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:…. sayılı kararının, “dava konusu işlemin 15/11/2014 tarihinden sonraki dönem yönünden iptaline” ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının “dava konusu işlemin 15/11/2014 tarihinden önceki dönem yönünden iptaline” ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 09/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.