Danıştay Kararı 12. Daire 2018/5446 E. 2021/6525 K. 09.12.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/5446 E.  ,  2021/6525 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5446
Karar No : 2021/6525

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı tarafından, jandarma er olan oğlunun, Şanlıurfa Ceylanpınar’da askerlik hizmetini yapmakta iken 21/06/1988 tarihinde vefat ettiğinden bahisle, 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak vazife malülü sayılması ve kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanması yolundaki başvurusunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; davacının oğlunun, askerlik görevini yapmakta iken koğuş nöbeti tutmak üzere uykudan kaldırıldıktan hemen sonra aniden rahatsızlandığı ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi’ne kaldırılırken yolda vefat ettiği, ölüm nedeninin kalpte meydana gelen infarktüs nedeniyle teşekkül eden şoka bağlı beyin ödemi ile solunum ve dolaşım yetersizliği olduğu, davacının, oğlunun ölümü olayının askerlik görevi nedeniyle geçirdiği rahatsızlığa bağlı olduğu gerekçesiyle vazife malülü sayılarak tarafına aylık bağlanması için yaptığı başvurunun dava konusu işlemle reddedildiği; dava konusu uyuşmazlıkta, 5434 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri dikkate alındığında; davacının oğlu askerlik görevini yaptığı sırada vefat etmiş olmakla birlikte, dosyada mevcut rapor ve tutanakların incelemesinden, ölüm olayının askerlik görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediği ve davacının rahatsızlığının askerlik mesleğinin icra edilmesiyle illiyet bağının bulunmadığı anlaşıldığından, anılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Oğlunun, görevi sırasında ve görevi nedeniyle geçirdiği rahatsızlık sebebiyle şehit olduğu, bu nedenle vazife malulü sayılması gerektiği, bu çerçevede askeri birimlerin kontrolünde bulunan kışlada meydana gelen ölümün askerlik vazifesi sırasında meydana gelmediğini ispatlama yükümlülüğünün devlete ait olduğu ve meydana gelen ölüm olayı aydınlatılamadığından, ölümün görevin neden ve etkisiyle meydana geldiğinin kabulü gerektiği ileri sürülerek Mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacının oğlunun ölümünün, görevin neden ve etkisiyle meydana gelmediği, bu nedenle, olayda vazife malullüğü hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilerek temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının oğlunun, kalp rahatsızlığı konusunda erken tanı konulamayarak teşhiste gecikme, zamanında uygun tedavi için ilgili hastanelere sevk edilmeme nedeniyle sağlığının kötüye gittiği ve sonunda vefat ettiği, hem önleyici tarama tetkiklerinde hem de hastalık sonrası tedavi sürecinde idarenin hizmetinin gereği gibi işlemediği, askerlik görevinde olması nedeniyle tedavisi ile kendisinin ilgilenmesi mümkün olmayan ve tüm tedavi mesuliyeti idarede olan ilgilinin ölüm olayının gereği gibi işlemeyen hizmet neticesinde gerçekleştiği, bu nedenle ilgilinin ölüm olayının askerlik görevinin sebep ve tesiri ile meydana geldiği sonucuna varıldığı, ölümün askerlik görevi sırasında ve görevinin etkisiyle meydana geldiği anlaşıldığından, davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediğinden, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından Mahkeme kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Davacının, jandarma er olan oğlu Osman Türk, 1988 yılında Şanlıurfa Ceylanpınar’da askerlik hizmetini yapmakta iken 21/06/1988 tarihinde gece koğuş nöbeti tutmak üzere uykudan kaldırıldıktan hemen sonra aniden rahatsızlanarak Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi’ne kaldırılırken yolda vefat etmiştir.
Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi’nde 21/06/1988 tarihinde yapılan otopsi sonucunda düzenlenen raporda, ölüm nedeninin, kalpte meydana gelen infarktüs nedeniyle teşekkül eden şoka bağlı beyin ödemi ile solunum ve dolaşım yetersizliği olduğu tespit edilmiştir.
Davacı tarafından, oğlunun ölümünün, askerlik görevi nedeniyle geçirdiği rahatsızlığa bağlı olduğu gerekçesiyle 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması suretiyle, vazife malülü sayılarak tarafına aylık bağlanması için 25/11/2014 tarihinde yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptaline karar verilmesi talebiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 44. maddesinin 1. fıkrasında, her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere (malül) deneceği, haklarında bu kanunun malullüğe ait
hükümlerinin uygulanacağı; 45. maddesinde de, Kanun’un 44 üncü maddesinde yazılı malûllüğün; iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa; vazifeleri dışında kurumların verdiği herhangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa; kurumların menfaatini korumak amacıyla bir iş yaparken, o işten doğmuş olursa (maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla); fabrika, atölye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa, buna “vazife malûllüğü” ve bunlara uğrayanlara da “vazife malûlü” denileceği kuralına yer verilmiş; 48. maddesinin (b) bendinde ise, vazife malullüklerinin, Kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan doğmuş olması halinde, bunlara uğrayanlar hakkında “adi malullük” hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacının oğlu Jandarma er …’ün 1988 yılında Şanlıurfa Ceylanpınar’da askerlik hizmetini yapmakta iken 21/06/1988 tarihinde gece koğuş nöbeti tutmak üzere kaldırıldıktan hemen sonra aniden rahatsızlanarak elini yüzüne götürerek alnını ve ensesini sıvazlayıp olduğu yere yığıldığı ve ağzından bir miktar köpük geldiği, bölükte nöbetçi tabip muayenesine yetiştirildiği, ilk muayenesinin yapıldığı ve ambulansla Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi’ne kaldırılırken yolda vefat ettiği, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi’nin 21/06/1988 tarihli yapılan otopsi raporunda; davacının oğlunun ölüm nedeninin kalpte meydana gelen infarktüs nedeniyle teşekkül eden şoka bağlı beyin ödemi ile solunum ve dolaşım yetersizliği olduğunun tespit edildiği; davacı tarafından, oğlunun ölümünün askerlik görevi nedeniyle geçirdiği rahatsızlığa bağlı olduğu gerekçesiyle, 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle vazife malulü sayılarak, kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanması talebiyle yapılan başvurunun reddi üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda; davacının askerlik şubesinde askere alındığı ilk genel muayene tarihinden vefatının gerçekleştiği tarihe kadar muyanelerinde hastalığının teşhisinin konulamadığı ve buna uygun tedavinin başlanılmasında geç kalındığı, dosya içerisinde yer alan ölüm olayı hakkında hem önleyici tarama tetkiklerinde hem de hastalık sonrası tedavi sürecinde idarenin hizmetinin gereği gibi işlemediği görülmektedir.
Buna göre; davacının oğlunun, kalp rahatsızlığı konusunda erken tanı konulamayarak teşhiste gecikme, zamanında uygun tedavi için ilgili hastanelere sevk edilmeme nedeniyle sağlığının kötüye gittiği ve sonunda vefat ettiği, hem önleyici tarama tetkiklerinde hem de hastalık sonrası tedavi sürecinde idarenin hizmetinin gereği gibi işlemediği, askerlik görevinde olması nedeniyle tedavisi ile kendisinin ilgilenmesi mümkün olmayan ve tüm tedavi mesuliyeti idarede olan ilgilinin ölüm olayının gereği gibi işlemeyen hizmet neticesinde gerçekleştiği, bu nedenle ilgilinin ölüm olayının askerlik görevinin sebep ve tesiri ile meydana geldiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 09/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.