Danıştay Kararı 5. Daire 2019/1999 E. 2021/4367 K. 08.12.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2019/1999 E.  ,  2021/4367 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1999
Karar No : 2021/4367

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bankası / …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Merkez Bankasında görev yapan davacının görevine son verilmesine ilişkin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yönetim Komitesinin … tarih ve … sayılı kararının iptali ile maddi kayıplarının iş akdine son verildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; dosyanın ve … esas nolu dosyanın birlikte incelenmesinden, davaya konu işlemin daha önce Mahkemelerinde dava konusu yapılması üzerine dilekçenin anılan yasanın 5. maddesine uygun olmadığı nedeniyle … tarih ve E:… K:… sayılı kararla reddine karar verildiği ve bu kararın 11/01/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu karar üzerine otuz günlük süre dolduktan sonra 21/02/2017 tarihli yenileme dilekçesiyle bakılan davanın açıldığı; öte yandan; 21/02/2017 tarihli yenilenen dava dilekçesinde davacı vekili; Mahkemelerinin dilekçe ret kararının daimi çalışanı tarafından 11/01/2017 tarihinde tebellüğ edildiğini, 26/12/2016 tarihinde Akut Miyolep Lösemi teşhisi konulan dayısının, tedavi gördüğü İzmir Özel Medikal Park Hastanesinde hayatını kaybettiğini, cenazenin Erzurum’a götürüldüğünü; yol izin belgesi ve ölüm belgesini dilekçe ekinde sunduğunu, yol şarları ve taziyelerin uzun sürmesi nedeniyle Mahkemelerinin dilekçe ret kararına istinaden, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde işlemler için ayrı ayrı dava açmasının mümkün olmadığını, bu nedenle 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31/1 maddesindeki “bu kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu Hükümleri Uygulanır” şeklindeki düzenlemeden hareketle 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 91. maddesinin 1. Fıkrasında düzenlenen ‘sürenin eski hale iadesi ‘ müessesinden faydalanarak yenilenen davanın süresinde kabul edilmesini talep etmişse de; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda hüküm bulunmayan hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hususlar 2577 sayılı Kanun’un 31. maddesinde sayma yoluyla belirtilmiş olup; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na atıfta bulunulan hususlar arasında dava açma süreleri yer almadığından, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15.nci maddesinin 1/d. bendi uyarınca 30 günlük dava yenileme süresinin geçirilmesi nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 91. Maddesi’nde düzenlenen ‘sürenin eski hale iadesi’ hükmünün olaya uygulanarak kanunda sarih bir şekilde düzenlenmiş hükmün yorum yoluyla genişletilerek geçmiş bulunan dava yenileme süresinin tekrar canlandırılması ve davacı vekilinin bu yöndeki talebinin kabul edilmesi usulen ve hukuken mümkün bulunmadığı; bu durumda 5. maddeye uygun düzenlenmeyen dava dilekçesinin reddi üzerine otuz gün içinde yenilenmeyen davanın süre aşımı nedeniyle inceleme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa atıf yapılan hallerin sayılı olmadığı, örnekleme yoluyla belirtildiği, gerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve gerekse İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun hak ihlallerine sebebiyet vermeyecek şekilde uygulanması gerektiği, hak arama hürriyetinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, süre içinde olmayan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği, usul ve kanuna uygun Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı ve 14/10/2008 tarihli Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığını, bazı sınırlamalara tabi olabildiğini, bununla birlikte getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiğini, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceğini, bu ilkelerden, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları mevcut olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınmaları gerektiği belirtilmiştir. Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince verilen 24/11/2016 tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 5. maddesini dayanak alınarak dava konusu edilen işlemler arasında maddi veya hukuki bağlılık bulunmadığı gibi, aralarında sebep sonuç ilişkisi de bulunmadığı, bu nedenle her iki işlem için ayrı ayrı dilekçelerle dava açılması gerektiği gerekçesiyle yeniden dava açılmak üzere dava dilekçesinin reddine karar verildiği, bunun üzerine davacı vekili tarafından Mahkemeye ibraz edilen 21/02/2017 tarihli dava dilekçesinde; göreve son verilmesine ilişkin işlemin dava konusu edildiği, böylece her iki işlem için ayrı ayrı dilekçelerle dava açılması gerektiği yolundaki “dilekçe ret” kararının gereklerinin yerine getirildiği ve bu yeni dilekçesi ile Kanunun tanıdığı ve mahkemenin uygulamaya soktuğu dilekçesini yenileme hakkını kullandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda İdare Mahkemesince; dava konusunun açıklığa kavuşturulmasıyla amacıyla verilen dilekçe ret kararı üzerine davacı tarafından verilen yenileme dilekçesinin kayda giriş tarihinin dava açma süresinin hesaplanmasında esas alınmasına ve sonuç itibarıyla dilekçe ret kararının davacıya verdiği yenileme hakkının ortadan kaldırılmasına yönelik temyize konu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.