YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18540
KARAR NO : 2014/20767
KARAR TARİHİ : 09.09.2014
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2014
NUMARASI : 2014/227-2014/286
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi…. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde, alacaklının borçlu şirketin tebligata yarar adresinin ticaret sicil müdürlüğünden sorulması, araç kaydına rehin ve yakalama şerhi konulması, araç kaydındaki takyidatların celbedilmesi talebinin, icra müdürlüğünün 24.03.2014 tarihli kararı ile; ‘İİK’nun 150/e maddesine göre takibin düşmüş olduğundan bahisle reddine’ karar verilmesi üzerine borçlu şirketin sözü edilen işleme karşı şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; ‘borçluya ödeme emri tebliğ edilmediği, bu nedenle icra müdürlüğü kararının doğru olmadığı ancak, alacaklının temlik alacaklısı olduğu, borçluya temlik sözleşmesinin tebliğ edilmediği, takiple şikayet tarihi arasında uzun bir süre geçtiği, bu nedenle temlik sözleşmesinin borçluya tebliği gerektiğinden ret kararının sonucu itibariyle doğru olduğu’ gerekçeleri ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK’nun 150/e maddesine göre; alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emri tebliğinden itibaren altı ay içinde isteyebilir. Satış bu müddetler içinde istenmez ise veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.
Alacağın temlikini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 183. maddesine göre; “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.” 184. maddesinde de, alacağın devrinin geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğu kabul edilmiştir.
Alacağın devri ile alacak hakkı bunu devralan 3. kişiye borçlunun rızası olmaksızın geçer. Böylece devralan, daha önce devredene (temlik eden) ait olan alacak hakkını kesin olarak iktisap eder ve bunun üzerinde “tasarruf etme” yetkisini kazanır. Devir işlemi ile devreden, borç ilişkisinden çıkar ve onun yerine alacaklı sıfatıyla alacağı devralan 3. kişi geçer. Alacakla ilgili her türlü (dava açma, takip yapma, temlik etme… gibi) hukuki işlem bu 3. kişi tarafından yapılır. Bir takip açıldıktan sonra da (takip devam ederken), takip konusu olan mal ve hakkın bir başkasına (üçüncü kişiye) devredilmesi (temlik edilmesi) mümkündür.
TBK’nun 188. maddesine göre borçlu devri öğrendiği sırada devreden alacaklıya karşı sahip olduğu savunmaları, devralan alacaklıya karşı da ileri sürebilir. Aynı kanunun 186. maddesinde ise; alacağın devri kendisine bildirilmeyen borçlunun önceki alacaklıya yaptığı iyiniyetli ifa ile borcundan kurtulacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Takibin devamı sırasında alacaklının takip konusu alacağını 3. kişiye devretmesi halinde icra müdürü talep üzerine temliki borçluya bildirmelidir.
Somut olayda İş bankası tarafından borçlu aleyhine 08.10.2010 tarihinde taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlandığı, 29.11.2012 tarihli devir sözleşmesi ile İş bankasının alacağı L.. A..’ ne devrettiği, alacağı devralan LBT Varlık Yönetimi A.Ş. vekilinin devir sözleşmesini 24.03.2014 tarihinde icra dosyasına ibraz ettiği görülmektedir. Takip dosyasında borçluya henüz ödeme emri tebliğ edilmediği için İİK’nun 150/e maddesinde öngörülen satış isteme süresi işlemeyeceğinden, şikayete konu icra müdürlüğü işleminin bu nedenle yanlış olduğu yönündeki gerekçe doğru olup şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken borçluya temlik sözleşmesinin tebliğ edilmediği gerekçesi ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.