YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16331
KARAR NO : 2014/17464
KARAR TARİHİ : 16.06.2014
MAHKEMESİ : İzmir 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2014
NUMARASI : 2013/773-2014/169
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı vekili tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak imzaya itirazda bulunduğu anlaşılmıştır.
İİK.nun 170/a-2 maddesi gereğince hakim, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek, takibin iptaline karar verebilir.
T.T.K.nun 778. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 703. maddesine göre, çift vadeli olarak düzenlenen senetler, bono vasfında sayılamaz.
Somut olayda takip dayanağı bonoda, “ödeme tarihi” kısmında 30.09.2013 tarihinin yazılı olduğu, senet metninde ise vadenin “otuz ekim 2013” olarak gösterildiği, bu haliyle dayanak bonoda çift vade olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, borçlu hakkındaki takibin İİK’nun 170/a maddesi gereğince re’sen iptaline karar verilmesi gerekirken; imza itirazının kabulü ile borçlu aleyhine başlatılan takibin durdurulmasına karar verilmesi belirtilen nedenle doğru bulunmamış ise de; inceleme konusu karar alacaklı tarafından temyiz edildiğinden aleyhe bozma yasağı ilkesi gereğince bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak, mahkemece, öncelikle alacaklının, kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip hakkının bulunmaması nedeniyle İİK’nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinden ve bu maddede tazminata ilişkin düzenleme öngörülmediğinden alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İzmir 9. İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 27.03.2014 tarih ve 2013/ 773 Esas, 2014/ 169 Karar sayılı kararının hüküm bölümünün 2. bendinde yer alan ” Asıl alacağın % 20 si olan 7.000.-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklindeki cümlenin karar metninden tamamen çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.