Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/779 E. 2021/2903 K. 08.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/779 E.  ,  2021/2903 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/779
Karar No : 2021/2903

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-… Bakanlığı
VEKİLİ: Huk. Müş. Av. …
2-… Valiliği – …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 18/11/2020 tarih ve E:2019/2534, K:2020/11081 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Konya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı işlemiyle bildirilen 17/05/2018 günlü açık artırma usulüyle davacıya ait arsa payı satışı işleminin ve anılan işlemin dayanağı olan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin” ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 18/11/2020 tarih ve E:2019/2534, K:2020/11081 sayılı kararıyla;
Dava konusu Yönetmeliğin 15/2.maddesinde yer alan “yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin” ibaresi yönünden;
Normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesinin ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesinin amaçlandığı,
Kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerektiği,
Afet riski altındaki yapıların iyileştirilmesi, tasfiyesi ve yenilenmesine ilişkin uygulamaların ivedilikle yapılmasının kamu yararına hizmet ettiği, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere afet riski altındaki alanlarda bulunan veya bu alanlar dışında olup da riskli olduğu tespit edilen yapıların yıkılarak yerine yenisinin yapılması sürecinde maliklerin haklarına zarar vermeden, ancak uygulamanın da sürüncemede kalmasına mahal vermeden iş ve işlemlerin yürütülmesinin hedeflendiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda; kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisi uyarınca dava konusu Yönetmelik hükümlerinin öngörüldüğü normlar hiyerarşisine, dayanağı Kanun maddelerine ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı ilkesine uygun olarak, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda düzenleme yapıldığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu Yönetmelik kurallarında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Konya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı işlemiyle bildirilen 17/05/2018 tarihli arsa payı satış işlemi yönünden;
Uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerindeki yapı hakkında davalı idare tarafından riskli yapı tespit kararı alındığı ve sonrasında arsanın ne şekilde değerlendirileceği yönünde arsa paydaşlarıyla toplantı yapıldığı, bu toplantıda Kanun ve Yönetmelikte aranan en az 2/3 çoğunluğun sağlandığı, bu karara katılmayan davacıya ise Yönetmelikte belirtilen usule uygun olarak noter yoluyla gerekli ihtar ve bildirimlerin yapıldığı, İl Müdürlüğünce usulüne uygun olarak 3 yerden değer tespitinin alındığı, bu değerlere göre m2 rayiç değer ortalamasının 823,33 TL olduğu, söz konusu taşınmazın m2 rayiç değerinin bedel tespit komisyonunca en yüksek değer olan 950,00 TL olarak belirlendiği, ortalamanın üzerinde belirlenen bu değerin davacının lehine olduğu ve bu değer üzerinden gerekli tebligatlar yapılmak suretiyle arsa payının açık artırma usulüne göre satışa çıkarıldığı, açık artırmayla satışa tek bir paydaşın katılarak teklif sunduğu, rayiç bedelden aşağı olmamak kaydıyla geçerli kabul edilen bu teklifin sahibine satışın yapıldığı, satış bedelinin verilen sürede alıcı tarafından davacıya ait hesaba yatırıldığı, tapuda yeni malik adına tescil yapılması için satış işleminin tapu müdürlüğüne bildirildiği, … tarih ve … yevmiye no ile devir ve tescilin tamamlandığı ve dava konusu işlemle payı satılan davacıya satış işleminin bildirildiği anlaşıldığından 6306 sayılı Kanun ve anılan Kanunun Uygulama Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak tesis edildiği sonucuna varılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 15.maddesinin 2. fıkrasında yer alan “yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin” ibaresinin Yönetmeliğin diğer hükümleriyle çeliştiği, dayanağı 6306 sayılı Kanuna, Anayasada tanımlanan ‘Mülkiyet Hakkına’, ilgili Kanunlardan Kat Mülkiyeti Kanunu ve İmar Kanununun 18. maddesine açıkça aykırı olduğu, maliki olduğu taşınmazın, 6306 sayılı Kanun kapsamına girmediği halde arsa paylarının hukuka aykırı olarak satışa çıkarıldığı, taşınmazda kat mülkiyeti veya kat irtifakı uygulamasının olmadığı, taşınmazın imar uygulaması sonucu oluşmuş bir parsel olduğu, taşınmaz içerisinde bulunan yapıda arsa paydaşlarının tamamının payının olmadığı, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesi uyarınca yapıya ilişkin risk tespitini sadece yapıda payı olan malikin yaptırması gerektiği, söz konusu yapının statiği bozuk olduğundan riskli yapı tespiti yapılamayacağı, 3000m2 yüzölçümlü arsada payı bulunan ancak yapıda paydaş olmayanların paylarının 50m2 yüzölçümlü yapının riskli bulunmasından dolayı satışa çıkarıldığı, İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca düzenlenmiş arsalarda bulunan yapılarla ilgili olarak parsel sahiplerinin rızasının aranması gerektiği, ayrıca davalı idarenin satışa davet işlemine karşı açılan davada … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında davanın reddi yolunda verilen kararın … Bölge İdare Mahkemesinin E:…, K: … sayılı kararıyla kaldırılarak işlemin iptaline karar verildiği, ancak kurallara aykırı davranılarak yeniden dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 18/11/2020 tarih ve E:2019/2534, K:2020/11081 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 08/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.