Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/6517 E. 2010/2675 K. 20.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/6517
KARAR NO : 2010/2675
KARAR TARİHİ : 20.04.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/08/91154
MAHKEMESİ :(MANİSA) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :25/01/2008 – 205/15
SUÇ :Kasten öldürmeye teşebbüs

P.. B..’ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık M.. E..’ın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (MANİSA) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25/01/2008 gün ve 205/15 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Mağdur Penbe’deki yaraların niteliği ve doğurduğu zararın ağırlığı gözetilerek, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 35 madde ile yapılan uygulama sırasında, mahkemenin gerekçesini göstererek ve takdir hakkını kullanarak yazılı biçimde 14 yıl hapis cezasına hükmetmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamenin bozma öneren düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç vasfına, tahrikin derecesine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Dosya kapsamına göre, sanığın mağdur Murat’la tartıştığı sırada, “yapmayın, hadi gidelim” diyerek tarafları ayırmaya çalışan mağdur Penbe’yi bıçakla yaralayarak öldürmeye teşebbüs ettiği olayda,
Suç tarihinden 12 yıl sonra yakalanan sanığın, mağdur Penbe’nin yüzüne cam bardakla vurduğu iddiasının, olayı gören tanıklarca doğrulanmadığı, savunmasının cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız fiil oluşturan söz ya da davranış bulunmadığı halde, haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükmün değişik gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 20/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.