YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1745
KARAR NO : 2010/3872
KARAR TARİHİ : 26.05.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/08/87407
MAHKEMESİ :ERCİŞ Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :29.11.2007 – 181/249
SUÇ :Yaralamak ve tehdit
Üvey annesi S.. S..’yı yaralamaktan ve tehditten sanık Y.. S..’nın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ERCİŞ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.11.2007 gün ve 181/249 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunduğu anlaşılmakla, yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerle ilgili olarak, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. Maddesi ile değişik, 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığından, bu husus bozma nedeni sayılmamıştır.
2- Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma dışında verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın üvey annesi olan mağduru bıçakla yaralama suçundan hüküm kurulurken 765 sayılı TCK.nun 457/1 maddesi yerine, 457/2 maddesinin uygulanarak sanık hakkında fazla ceza verilmesi,
3- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Sanık hakkında tehdit suçundan açılmış bir dava bulunmadığı halde, bu suçtan dolayı ek iddianame ile dava açtırılmadan yazılı şekilde tehdit suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 26.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.