YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30248
KARAR NO : 2014/1793
KARAR TARİHİ : 28.01.2014
Tebliğname No: 6 – 2013/286703
MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/02/2010
NUMARASI : 2006/2264 (E) ve 2010/143 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güneşin doğuş ve batış saatlerini gösteren çizelgeye göre suçun işlendiği yerde 17.50′ den itibaren gece zaman diliminin başladığı, dosya içeriğine, soruşturma evrakındaki olay, yakalama ve el koyma tutanağına, yakınanın anlatımlarına göre suçun 18.30’dan sonra gece sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143. maddelerine uyan hırsızlık suçunda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK.nun 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi”nin, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâllerinden olup aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı süresinin hesabında dikkate alındığında, sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143/1. maddelerine uyan hırsızlık suçundan aynı Yasa’nın 66/1-d maddesinde öngörülen 12 yıllık asli zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık A.. O..’un diğer sanık ile birlikte işbirliği içerisinde gözcülük yapmak suretiyle suça doğrudan katıldığı gözetilmeden eylemine uyan TCK.nun 37/1 maddesi delaletiyle cezalandırılması yerine sanık hakkında aynı Yasa’nın somut olayda uygulanma olanağı bulunmayan 39. maddesi uyarınca hüküm tesis edilmesi,
2- Dosya içeriğine, soruşturma evrakındaki olay, yakalama ve el koyma tutanağına, yakınanın anlatımlarına ve güneşin doğuş ve batış saatlerini gösteren çizelgeye göre suçun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında sanıklar hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK.nun 143.
3-Oluşa, dosya içeriğine, 02.01.2006 tarihli olay yakalama ve el koyma tutanağına, savunmaya göre; şüpheli hareketleri üzerine kolluk kuvvetlerince yakın takibe alınan sanıkların yakınana ait otomobilin camını kırıp içerisinde bulunan sırt çantasını alıp olay yerinden uzaklaşmak istedikleri esnada kolluk kuvvetlerince eylemlerini tamamlayamadan yakalanarak, hırsızlık suçuna konu çantanın eksiksiz olarak yakınana kolluk kuvvetlerince geri teslim olunduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanıklar hakkında TCK.nun 35. maddesi uyarınca kalkışma hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, tamamlanmış suç hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine 28.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.