Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/5080 E. 2011/7340 K. 30.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/5080
KARAR NO : 2011/7340
KARAR TARİHİ : 30.11.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/09/97394
MAHKEMESİ :(ANTALYA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :19/09/2008-156/368
SUÇ:Kasten yaralamak

S.. Ç..’i kasten yaralamaktan sanık H.. Y..’ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (ANTALYA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19/09/2008 gün ve 156/368 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-Müdahil vekilinin 26.12.2008 tarihinde tebliğ edilen kararı, bir haftalık yasal süre dolduktan sonra 06.01.2009 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, müdahil vekilinin yasal süresinden sonra olan temyiz inceleme isteminin CMUK.nun 310 ve 317. maddeleri uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-Sanık H.. Y.. hakkında mağdur müdahil S.. Ç..’i yaralama suçundan kurulan hükümde verilen para cezası hüküm tarihi itibariyle miktar bakımından kesin nitelikte ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.01.2005 tarih ve 2005/ 140-143 esas ve karar sayılı ilamı uyarınca, sanık hakkında adli para cezasının yanında TCK.nun 53/1.maddesinde öngörülen güvenlik tedbirlerine de karar verilmesi karşısında temyizi kabil hale geldiğinden, sanık müdafiinin temyiz talebi üzerine kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 86/2 ve 62. maddeleri uyarınca tayin edilen 3 ay 10 gün hapis cezasından sonra, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tartışılmadan, TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca verilen hapis cezası para cezasına çevrildikten sonra, “sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmiş olması nedeniyle yasal olarak uygulanması mümkün olmadığından” söz edilerek CMK.nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 30/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.