Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/4105 E. 2010/7207 K. 03.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/4105
KARAR NO : 2010/7207
KARAR TARİHİ : 03.11.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/106522
MAHKEMESİ :(KAYSERİ) İkinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :15/10/2009 – 81/299
SUÇ :Adam Öldürme

Kastın aşılması suretiyle H.. C..’ı öldürmekten ve mala zarar vermekten sanık M.. S.., işbu suçlara yardımdan sanık D.. K..’un yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (KAYSERİ) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15/10/2009 gün ve 81/299 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1)Sanık D.. K.. hakkında kurulan 15.10.2009 tarihli hüküm, 22.10.2009 tarihli dilekçe ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, sanıkça verilen ve hükmün onanmasını isteyen 15.09.2010 ve 24.09.2010 tarihli dilekçeler, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2008 tarih ve 2008/1-9/15 sayılı kararı uyarınca, temyizden vazgeçme olarak kabul edildiğinden, hüküm re’sen de temyize tabi bulunmadığından, sanık Durukan müdafiinin temyiz talebinin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
2)Sanıklar M. A. ve D. hakkında mala zarar verme suçundan verilen para cezalarına ilişkin mahkûmiyet hükümleri yönünden;
07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 23.07.2009 tarih ve 2006/65 Esas,2009/114 Karar sayılı kararı ile; 1412 sayılı CMUK.nun 2789 sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilen 305. maddesinin 2. fıkrasının, 3842 sayılı Yasanın 28. maddesi ile değiştirilen (1) numaralı bendinin iptaline karar verilmesi ve iptal hükmünün inceleme tarihi itibariyle yürürlükte bulunması karşısında, belirtilen hükümlere yönelik temyiz incelemesi yapılıp yapılamayacağı hususu ön mesele olarak görüşülmüş, yapılan değerlendirme sonucunda; adıgeçen sanıklar hakkında hükmolunan para cezalarının miktarları itibariyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 21.7.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK’nun 305/1 maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, sanık Mehmet Ali müdafiinin ve vasfa yönelik olmayan katılan Ş.. C.. vekilinin temyiz istemlerinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine, üyeler Şerafettin İste ve Meryem Üstüner’in (Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı bir yıl sonra yürürlüğe gireceği de belirtilerek Resmi Gazete’nin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı sırasında yayımlanmış olup, 07.10.2010 tarihinde de bir yıllık süre dolmuş olduğundan,inceleme tarihinde iptal kararı yürürlüğe girdiğinden,temyiz incelemesinin de sanık lehine olduğunun kabulünün gerekmesi karşısında temyiz incelemesinin yapılması gerektiği yönünde) karşı görüşleri ve oyçokluğu ile karar verilmiş ve belirtilen hükümler inceleme dışı bırakılmıştır.
3)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Mehmet Ali’nin kasten yaralama sonucu insan öldürme ve sanık Durukan’ın kasten yaralama sonucu insan öldürme suçuna yardım suçunun sübutu kabul, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Mehmet Ali müdafiinin sübuta ve tahrikin varlığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık Mehmet Ali’nin annesi tanık Kevser’in maktulün aracından indiğini gören sanık Durukan’ın, “adam sokağa girdi koş” şeklinde bağırması üzerine, evinden çıkan sanık Mehmet Ali ile sanık Durukan’ın maktulün aracının arkasından koştukları, maktulün aracını durdurduğu, sanık Mehmet Ali’nin, maktulü aracından indirdikten sonra 75 cm.uzunluğundaki sopa ile maktulü sol pnömotoraksa, sol 8.9.kaburga kırığına, karın içi kanamaya, dalak laserasyonuna, splenektomiye (dalağın çıkarılması), refroperitoneal hematoma neden olacak şekilde yaraladığı, mağdurun hayati tehlike geçirdiği, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin skorlama yöntemiyle hafif (1).derecede olduğu, splenektominin (dalağın çıkarılması) duyu veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu, tedavi görmekte olduğu hastanede 04.08.2008 tarihinde darp sonrası multipl kot fraktürü (yelken göğüs), pnömotoraks, karın içi organ yaralanması (dalak, duodenum, transvers kolon) ve sonrası gelişen komplikasyonlar (anastomoz kaçağı, peritonit, intraabdominal abse, sepsis) sonucu ölümün meydana geldiği, tanık Kevser’in hazırlıkta, “sanık Durukan’ın, adamın kafasını, gözünü patlattım, sanık Mehmet Ali’nin de elimdeki sopa ile arabanın camlarını ben kırdım” dediklerini, her ikisinin de ikide birde evdeki küçük çocuğa, git bak adam öldü mü kaldı mı diye arabanın yanına gönderdiklerini beyan ettiği, sanık Mehmet Ali’nin eylemlerinin ölüm sonucunu doğurabilecek etkinlikte olduğu ve maktulü öldürme kastıyla hareket ettiği ve sanık Durukan’ın ise bu eyleme yardım eden olarak katıldığı anlaşılmakla; sanık Mehmet Ali’nin 5237 sayılı TCK.nun 81, 62. ve sanık Durukan’ın 5237 sayılı TCK.nun 81, 39, 62.maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı olup, sanık Mehmet Ali müdafii ve müdahil vekilinin temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), ceza miktarı ve tutuklulukta kalınan süre nazara alınarak sanık Durukan müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, 03/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.