YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/3543
KARAR NO : 2011/8736
KARAR TARİHİ : 30.12.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2007/293584
MAHKEMESİ :ADANA İkinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :20/09/2007 gün ve 71/258
SUÇ :Kasten yaralama , izinsiz silah taşıma
T.. Ş..’ı kasten yaralamaktan sanık Ş.. A.., H.. A..’ı kasten yaralamaktan sanık D.. Ş.., D.. Ş..’ı hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamaktan, T.. Ş..’ı da kasten yaralamaktan sanık H.. A.., Ş.. A..’ı hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamaktan, A.. A..’ı da kasten yaralamaktan sanık Y.. Ş.., izinsiz silah taşımaktan adları geçen sanıklar Y.. Ş.. ile A.. A..’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, adları geçen sanıklar Ş.. A.., D.. Ş.., H.. A..’ın diğer suçlardan, Y.. Ş.. ile A.. A..’ın diğer suçlardan, diğer sanık E.. A..’ın üzerlerine atılı suçlardan beraatlerine ilişkin (ADANA) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20/09/2007 gün ve 71/258 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Sanık H.. Ç.. hakkında yaralama ve sanık Ş.. A.. hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından dava açıldığı halde, herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de; zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
2-a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242, 08.06.2010 gün ve 2010/1-35/140 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; sanıklar Dede, Y.. ve T.. Ş..’ın kendi aralarında, kavganın diğer tarafında yer alan Hasan, Abdülkadir, Bilal, Ertuğrul ve Ş.. A..’ın da kendi aralarında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşıldığı halde, sanıkların ayrı ayrı müdafiiler yerine, sanıklar Dede, Y… ve T.. Ş..’ın aynı avukat tarafından, sanıklar Hasan, Abdülkadir, Bilal, Ertuğrul ve Ş.. A..’ın da bir başka avukat tarafından savunulmaları suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 152. maddelerine aykırı davranılması;
b) 17.02.2006 tarihli iddianameyle, hangi sanığın hangi mağduru ne şekilde hangi silahla yaraladığı, eyleminin ne olduğu, kaç kez cezalandırılması istendiği kimin kimi yaraladığı hususları açıklanmadan dava açıldığı,
30.05.2007 tarihli tavzih-ek iddianame şeklindeki yazıda, kısmi açıklama yapılmış ise de; eylemlerin yine açık olmadığı vurgulanarak, bu kez önceki iddianameden kısmen farklı yaptırımların uygulanmasının istendiği,
Mahkemece; iddianame ve ek tavzih-ek iddianame yazısını aşacak şekilde mahkumiyet ve beraat kararları kurulduğu, kimi suçlamalar yönünden ise hüküm kurulmasının unutulduğu anlaşılmakla;
CMK.nun 170-3.maddesi uyarınca, suçun mağdurunun, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddesinin, suçun delillerinin ayrı ayrı gösterilmesi, yüklenen suçu oluşturan eylemler mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanması, öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinin açıkça belirtilmesinin gerektiği gözetilmeksizin, eksik ve yeterli açıklığı içermeyen iddianame ve tavzih yazısına göre yazılı şekilde denetime imkan vermeyecek şekilde hüküm kurulması,
c) D.. Ş.. hakkında, iddianamede belirtilmediği halde H.. A..’ı yaralamaktan hüküm kurulması,
d) H.. A.. hakkında, iddianamede elinde bıçak olduğu bildirilerek bir kez cezalandırılması istendiği halde iddianame aşılarak D.. Ş..’ı yaralamaktan da hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnameye uygun olarak (BOZULMASINA), 30/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.