Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2018/6134 E. , 2021/6195 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2018/6134
Karar No : 2021/6195
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) :… Fuarcılık A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına 2016 yılı için tarh ettirilen ilan ve reklam vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; fuar organizatörlüğü faaliyetini yürüten davacının, fuarda sunulan ürünlerin sahibi olan katılımcılar adına ilan ve reklam yaptığı dolayısıyla davacının bu verginin mükellefi olmadığı, mükellefin ilan ve reklamı kendi adına yaptıran katılımcılar olduğu, ayrıca davacı tarafından yerli ve yabancı fuar katılımcılarının ilan ve reklam vergisine tabi olup olmadığı hakkında Gelir İdaresi Başkanlığından görüş istenilmesi üzerine Başkanlığın “özelge taleplerinin ancak mükellef tarafından istenilebileceği ve başkaları adına sorulan hususlara cevap verilmesinin mümkün olmadığı” belirtilerek özelge talebinin reddedildiği, bu durumda, fuar alanında başkaları adına yapılan ilan ve reklamlara ilişkin vergilerin mükellefinin bizzat katılımcılar olduğu, fuar organizatörü olan davacının mükellef olmadığının idarece de kabul edildiği anlaşıldığından, mükellefiyette hata yapılarak davacı adına tarh edilen ilan ve reklam vergisinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek başvurunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 13. maddesinde ilan ve reklam vergisinin mükellefinin ilan ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzel kişiler olduğundan, fuar organizatörü olan davacının, organizatörlüğünü yaptığı fuara katılan katılımcı firmalara ilişkin ilan ve reklamlar nedeniyle adına yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:Davacı adına 2016 yılı için tarh ettirilen ilan ve reklam vergisinin kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 12. maddesinde Belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklamın, İlan ve Reklam Vergisine tabi olduğu, 13. maddesinde ise İlan ve Reklam Vergisinin mükellefinin, yurt dışından gönderilen ilan ve reklamlar dahil olmak üzere, ilan ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzelkişiler olduğu, ilan ve reklam işlerini mutat meslek olarak ifa edenlerin, başkaları adına yaptıkları ilan ve reklamlara ait vergileri mükellefler adına ilgili belediyeye yatırmaktan sorumlu oldukları düzenlemelerine yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunun mükerrer 30. maddesinde, 29. ve 30. maddeler dışında kalan hallerde, mükelleflerin verginin tarhı için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen mecburiyetleri yerine getirmemeleri sebebiyle zamanında tarh edilemeyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesinin, verginin idarece tarhı olarak tanımlandığı; bu takdirde verginin, 131. madde mucibince tanzim edilen yoklama fişine müsteniden tarh olunacağının açıklandığı, 131. maddesinde ise; yoklama neticelerinin tutanak mahiyetinde olan “yoklama fişine” geçirileceği, bu fişlerin yoklama yerinde iki nüsha tanzim olunarak tarihleneceği, bulunursa nezdinde yoklama yapılan veya yetkili adamına imza ettirileceği bunlar bulunmaz veya imzadan çekinirlerse keyfiyetin fişe yazılarak ve yoklama fişi polis, jandarma, muhtar veya ihtiyar meclisi üyelerinden birine imzalattırılacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, … Fuar Merkezinde davacı firmanın organizatörlüğünü üstlendiği bir kısım fuarların yapıldığı, davalı idare tarafından davacı firmanın internet sitesi ile fuar kataloglarından bu fuarlara katılan katılımcı sayılarının tespit edilerek, tespit edilen toplam katılımcı sayısı ile tarifedeki tutarın çarpılması sonucu bulunan matrah üzerinden 213 sayılı Kanunun mükerrer 30. maddesi uyarınca idarece ilan ve reklam vergisi tarhiyatı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bölge İdare Mahkemesince; davacı tarafından, Gelir İdaresi Başkanlığından görüş istenilmesi üzerine, Başkanlığın “özelge taleplerinin ancak mükellef tarafından istenilebileceği ve başkaları adına sorulan hususlara cevap verilmesinin mümkün olmadığı” belirtilerek özelge talebinin reddedildiği, fuar alanında başkaları adına yapılan ilan ve reklamlara ilişkin vergilerin mükellefinin bizzat katılımcılar olduğu ve davacının mükellef olmadığı idarece de kabul edildiğiden, fuar alanında başkaları adına yapılan ilan ve reklamlara ilişkin vergilerin mükellefinin bizzat katılımcılar olduğu fuar organizatörü olan davacının mükellef olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalının istinaf başvurusu reddedilmiş ise de; davacı tarafından Gelir İdaresi Başkanlığından istenilen görüşün, taraflarınca yurtiçinde ve yurtdışında düzenlenen ihtisas fuarlarına, yerli ve yabancı firmaların katıldığı, söz konusu fuarlarda katılımcıların fuar alanları içerisinde bedelsiz olarak dağıttıkları ürün katalogları, tanıtım broşürleri bulunduğu, ayrıca katılımcıların kurmuş olduğu standlar üzerinde de tanıtıcı isim, unvan, marka gibi tanıtım amaçlı materyallerin bulunduğu belirtilerek, yerli ve yabancı katılımcıların ilan ve reklam vergisi mükellefi olup olmadıkları hakkında olduğu, istenilen görüşe verilen cevapta da, mükelleflerin kendileri ile ilgili olmak koşuluyla vergi durumları veya uygulaması bakımından mükellefin kendisi veya temsilcileri tarafından sorulması halinde cevap verilmesinin mümkün olduğundan, sorulan hususlara cevap verilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, davacının verginin mükellefi ya da sorumlusu olmadığı yolunda bildirimde bulunulmadığı, öte yandan, … Fuar Merkezinde yapılan, davacı firmanın organizatörlüğünü üstlendiği ve katılımcı firmalara ait ürünlerin tanıtıldığı fuarlarda, yapılan fuarların organizatörü olan davacının, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca ilan ve reklam vergisinin sorumlusu olduğu ve katılımcı firmalar adına yapılan ilan ve reklamlara ait vergileri, katılımcı mükellef firmalar adına ilgili belediyeye yatırmaktan sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirketin ilan ve reklam vergisinin sorumlusu olduğu anlaşılmış ise de, tarhiyata dayanak alınabilecek hukuken geçerli, ilan ve reklam vergisinin doğmasına neden olan matrah unsurlarına ilişkin tespitlerin yer aldığı usulüne uygun şekilde tutulmuş ve tutanağa bağlanmış somut tespitler içeren bir yoklamanın yapılmadığı, tarhiyatın; davacı firmanın internet sitesi ile fuar kataloglarından fuarlara katılan katılımcı sayıları tespit edilerek, toplam katılımcı sayısı ile tarifedeki tutarın çarpılması sonucu bulunan matrah üzerinden yapıldığı anlaşıldığından, hukuken geçerliliği bulunmayan, varsayıma dayalı olarak tespit edilen tutarlar üzerinden hesaplanan matrahın dayanak alınması suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacı adına tarh edilen ilan ve reklam vergisinin yukarıda yazılı gerekçeyle kaldırılmasına karar veren Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı temyiz isteminin reddine,
2. Davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz isteminde bulunandan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.