Danıştay Kararı 9. Daire 2018/2017 E. 2021/6205 K. 08.12.2021 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2018/2017 E.  ,  2021/6205 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2018/2017
Karar No : 2021/6205

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : ….
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, … Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla hükmedilen karar ve ilam harcının tahsili için düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28/a maddesinde 24/05/2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle yapılan değişiklik ile birlikte, bu maddeye göre ödenmesi gereken karar ve ilam harçları için ödeme zamanı belirlenmiş olduğundan, anılan Mahkeme kararının 15/06/2016 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 21/09/2016 tarihinde düzenlenen harç tahsil müzekkeresine istinaden ödenmeyen yargı harcının tahsili amacıyla tanzim ve tebliğ edilen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ödeme emrine konu harcın, taşınmazın aynından kaynaklanması nedeniyle, kararın kesinleşmesinden sonra takip ve tahsilinin mümkün olmasına karşın olayda, harca hükmedilen Mahkeme kararın henüz kesinleşmediği anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunu kabul edip Mahkeme kararını kaldırarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: …. Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi kararı uyarınca hükmolunan karar harcının tahsili için idarelerine harç tahsil müzekkeresi gönderilmesi üzerine, idarelerinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca yasal yükümlülüğü gereği dava konusu ödeme emrini düzenlediği, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adına, …. Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına ilişkin karar ve ilam harcının tahsili için düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un olay tarihinde yürürlükte olan haliyle 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği düzenlenmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı 1 sayılı Tarife’de yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu; 28. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği; aynı Kanun’un “Hükmün bozulması” başlıklı 8. maddesinde ise bir hükmün bozulmasını müteakip verilecek hükümlerden, yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınacağı ve bozulan hükümden evvelce alınmış karar ve ilam harcının müteakip hükme ait harçtan mahsup olunacağı ifade edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 367/2. maddesinde, taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
6100 sayılı Kanun’un yukarıda metnine yer verilen hükmü ile taşınmazın aynına ilişkin kararların kesinleşmeden icrası engellenerek ileride telafisi güç veya imkansız zararların doğmaması amaçlamıştır. Diğer bir ifadeyle; tapu iptali ve tescili davasında tescil kararının icrası üzerine taşınmazın satışı veya devri mümkün olup ileride kararın bozulması durumunda eski malikin haklarının telafisi güç duruma düşeceğinden, bu tür durumların önüne geçilmesi amacıyla, kanun koyucu tarafından tarafından önlem alınmıştır. Sonuç olarak bu önlem, taşınmazın aynına ilişkin kararlarla sınırlıdır.
Harçlar Kanunu bakımından ise yargı harçlarının hangi durumlarda alınacağı ve tahsil usulleri düzenlenmiş olup bu konuda kararın türüne göre farklı bir düzenleme veya istisna öngörülmemiştir.
Dosyanın incelenmesinden; tapu iptali ve tescili istemiyle açılan dava sonucunda verilen … ….Asliye Hukuk Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacıya 15/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve anılan kararda davacı aleyhine hükmedilen karar ve ilam harcının bir aylık süre içinde ödenmemesi üzerine, dava konusu ödeme emrinin düzenlenip tebliğ edildiği görülmüştür.
Olayda, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince, ödeme emrine konu harcın, taşınmazın aynından kaynaklanması nedeniyle, kararın kesinleşmesinden sonra takip ve tahsilinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yukarıda belirtildiği üzere, tapu iptali ve tescili davasında hükmedilen yargı harcının tahsil edilebilmesi için kesinleşmesinin gerekmediği, ancak, dava konusu ödeme emri içeriği karar harcının dayanağı olan İstanbul … Asliye Hukuk Mahkemesi kararının temyizi üzerine, … Hukuk Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla feragat nedeniyle dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği, Mahkemesince de … tarih ve E:…, K:… sayılı ek kararla feragat nedeniyle davanın reddine ve önceki karar gereği yazılan harç tahsil müzekkeresinin geri istenilmesine karar verildiği, söz konusu kararın 15/02/2018 tarihinde kesinleştiği ve dava konusu ödeme emrinin dayanağı kalmadığı anlaşıldığından, davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu kabul ederek Mahkeme kararını kaldırıp davayı kabul eden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.