Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/1179 E. 2010/6229 K. 29.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1179
KARAR NO : 2010/6229
KARAR TARİHİ : 29.09.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/16101
MAHKEMESİ :(İZMİR) Onbirinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :12/08/2009 gün ve 109/175
SUÇ : Kasten öldürme

D.. Ç. kasten öldürmekten, Y. Ç.da yaralamaktan sanık M.. Ö..’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (İZMİR) Onbirinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12/08/2009 gün ve 109/175 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık M.. Ö..’in adam öldürme ve bıçakla yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrike ve takdire ilişen sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, duruşmalı incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suç vasfına, tahrik indiriminin daha fazla olması gerektiğine yönelen, müdahiller vekilinin suçların vasfına, tahrikin bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
1- Sanığın İzmir Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2007 tarihli 2007/306-704 sayılı kararı ile kamu görevlisine direnme suçundan 6 ay 20 gün hapis cezasına mahkum olduğu ve cezanın ertelendiği, verilen bu kararın temyiz edilmeksizin 27.11.2007 tarihinde kesinleştiği, kararın verildiği tarihte CMK.nun 231.maddesi gereğince 1 yıla kadar kısa süreli hapis cezasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesinin mümkün olmasına rağmen CMK.nun 231.maddesinin uygulanmadığı, bu kararın tekerrüre esas nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı
TCK.nun 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ,
2- Yaralamadan kurulan hükümde sanık hakkında TCK.nun 29.maddesinin uygulanması sırasında indirim oranının yazılmaması,
3- Sanık müdafii duruşmada ve dilekçesinde erteleme ve adli para cezasına çevrilme talebinde bulunduğu halde, hüküm fıkrasında bu talepler yönünden bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 29/09/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
29/09/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı .. huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık M.. Ö.. müdafii Avukat H. G. yokluğunda 30/09/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.