YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12238
KARAR NO : 2014/2395
KARAR TARİHİ : 03.02.2014
Tebliğname No : 2 – 2012/126371
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. (Pendik 1.) Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/02/2012
NUMARASI : 2009/1081 (E) ve 2012/99 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Soruşturma evresinde “4506 3491 5305 0143 numaralı World Card kredi kartını 05.03.2008 günü Kastamonu ilinde kaybettiğini,06.03.2008 günü ise bankanın telefonunu arayarak kartı iptal ettirdiğini,17.03.2008 tarihinde hesap ekstresini incelediğinde bir çok işlemin yapıldığını belirlemesi üzerine de Düzce C. Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu” savunan sanığın kovuşturma evresinde “kredi kartının 2007 yılı sonunda çalındığını” ifade etmesi karşısında öncelikle sanıktan “kredi kartının hangi tarihte çalındığı veya kaybolduğu,iptal ettirmek için hangi tarihte müracaatta bulunduğu”hususu sorularak savunmaları arasındaki çelişkinin giderilmesi,sanığın hesabının bulunduğu bankadan sanığa ait “4506 3491 5305 0143 numaralı World Card kredi kartının” iptal edilip edilmediği iptal edilmiş ise hangi tarihte iptal edildiği ve anılan kredi kartına ait suç tarihi olan 06.03.2008 tarihi ve sonrasına ait hesap dökümü getirtilerek incelenmesi,sanığın Düzce C. Savcılığına 05.03.2008 tarihinden sonra kredi kartının rızası dışında kullanılması ile ilgili suç duyurusunda bulunup bulunmadığı araştırılarak hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekirken,müştekinin hesabına internet bankacılığı yoluyla girilerek sanığa ait kredi kartı borcunun ödendiği halde ilgili bankanın sanığa ait “4943 1410 3876 5859 numaralı ATM hesap ve kartının açık” olduğuna ilişkin yazısına dayanılarak kredi kartının iptal edilmediği halen kullanıma açık olduğu şeklindeki gerekçeye dayanılarak eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca sadece sanığın kendi alt soyu yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.