YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/4396
KARAR NO : 2010/6364
KARAR TARİHİ : 05.10.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/151366
MAHKEMESİ :(ALAŞEHİR) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :11/06/2009-87/168
SUÇ:Kasten yaralamak, tehdit
ve hakaret
R.. G.. ile A.. K..’u kasten yaralamaktan ve tehditten sanıklar H.. B.. ile M.. B.., hakaretten adı geçen sanık H.. B..’ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (ALAŞEHİR) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11/06/2009 gün ve 87/168 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-) Sanıklar Hasan ve Mehmet hakkında mağdur Ali Rıza’yı Kasten Yaralama suçundan verilen para cezalarına ilişkin mahkûmiyet hükümleri, 21.7.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK’nun 305/1.maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-) Sanık Hasan hakkında mağdur Ramazan’a yönelik Kasten Yaralama, Tehdit ve Hakaret, mağdur Ali Rıza’ya yönelik Tehdit; sanık Mehmet hakkında mağdur Ramazan’a yönelik Kasten Yaralama ve Tehdit, mağdur Ali Rıza’ya yönelik Tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
a-)Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı; 08.06.2010 gün ve 2010/1-35/140 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; aynı mağdura karşı birlikte suç işledikleri iddia olunan ve kardeş olan sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşıldığı halde, sanıkların ayrı ayrı müdafiiler yerine aynı müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 152. maddelerine aykırı davranılması;
b-)Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.10.2009 tarih ve 2009/1-134-247 sayılı kararında açıklandığı üzere; bir hüküm, bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, bozulmakla ortadan kalkmış olan hükmün gerekçesine yollama yapılmak suretiyle hüküm kurulmak suretiyle Anayasa’nın 141/3, CMK.nun 34 ve 230.maddelerine aykırı davranılması,
Usule aykırı olup, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenlerle hükümlerin kısmen değişik gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 05/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.