Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/7998 E. 2011/8501 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/7998
KARAR NO : 2011/8501
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2007/245491
MAHKEMESİ :ADANA Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO : 05/12/2005 – 166/186
SUÇ :Kasten yaralamaktan, işlenmediğini bildiği suçu üzerine alma

A.. T..’yu kasten yaralamaktan, işlenmediğini bildiği suçu üzerine almaktan sanık M.. E.., A.. T..’yu kasten yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık G.. E..’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, izinsiz silah taşımaktan adı geçen sanık M.. E..’ın beraatine ilişkin (ADANA) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05/12/2005 gün ve 166/186 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-a) Sanıklar hakkında hükmolunan cezaların sürelerine göre, sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin;
b) Sanık Murat’ın 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçundan beraatine ilişkin hükmü gerekçeye yönelmeyen temyizde sanığın hukuki yararı bulunmadığından, bu suçtan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin;
CMUK.nun 317 ve 318. maddeleri uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-) Sanık Murat’ın hüküm tarihinde 18 yaşını doldurmadığı anlaşıldığı halde, duruşmaların tamamının CMK.nun 185. maddesi uyarınca kapalı yapılması yerine bir kısım celselerin açık yapılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3-) Temyiz kapsamına göre; sanık Garip’in Kasten Yaralama ve 6136 sayılı Yasaya Aykırılık, sanık Murat’ın Kasten Yaralamaya İştirak ve Resmi Merciileri İğfal suçlarından cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
a-) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242, 08.06.2010 gün ve 2010/1-35/140 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; somut olayda, aynı kişiye karşı iştirak halinde suç işledikleri iddia edilen sanık Garip ile oğlu sanık Murat arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşıldığı halde, sanıkların ayrı ayrı müdafiiler yerine aynı müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 152. maddelerine aykırı davranılması,
b-) Kabule göre de;
aa-) Sanıklar hakkında Kasten Yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden; rapor içeriğine göre, mağdurenin her iki tibia fibulada açık kırık oluşturacak, hayati tehlike geçirmeyecek ve 60 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığı belirtilmekle, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi yönünden 5237 sayılı TCK.nun 87/3.maddesi kapsamında rapor alınarak sonucuna göre, 5560 sayılı Yasayla 5237 sayılı TCK.nun 87/3.maddesindeki yapılan değişiklikte göz önüne alınarak, 765 sayılı TCK. ile 5237 sayılı TCK.nun olaya ilişkin tüm hükümlerinin somut olaya uygulanarak lehe yasanın tespiti, sonuçlarının karşılaştırılması ve buna göre uygulamanın yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
bb-) Sanık Murat hakkında Resmi Mercileri İğfal suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanık Murat’ın, babası sanık Garip’in Kasten Silahla yaralama eylemine 765 sayılı TCK.nun 65/3.maddesi uyarınca iştirak ettiği kabul edildiği halde, işlenmediğini bildiği suçu üzerine aldığından söz edilerek 765 sayılı TCK.nun 283/2.maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 270. maddesi kapsamında “Suç Üstlenme” suçunu oluşturduğu ve aynı madde uyarınca bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebileceği dikkate alınarak lehe yasanın tespiti ve buna göre uygulama yapılması yerine, 765 sayılı TCK.nun 283/2.maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,
cc-) Sanık Murat hakkında kurulan hükümler yönünden; 5728 sayılı Yasanın 562. ve 6008 sayılı Yasanın 7. maddeleriyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
dd-) Sanık Garip hakkında 765 sayılı TCK. lehe kabul edilerek uygulama yapıldığı halde, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilerek karma uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün kısmen değişik gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 27/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.