YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1468
KARAR NO : 2010/6374
KARAR TARİHİ : 05.10.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/19555
MAHKEMESİ :(DENİZLİ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :03/03/2009-337/62
SUÇ:Kangütme saikiyle öldürmeye teşebbüs
1989 doğumlu E.. K.., Z.. K.., A.. K.., V.. K.. ile İ.. O..’ı kangütme saikiyle öldürmeye teşebbüsten sanıklar A.. B.. ile S.. B..’un bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (DENİZLİ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03/03/2009 gün ve 337/62 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanıklar müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizleri üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanıklar Adem ve Serdal hakkında mağdurlar Zilfi, Vahap, Ahmet, İrfan ve Emre’ye yönelik kangütme saikiyle öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
a-)Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20/10/2009 gün ve 2009/1-85/242, 08/06/2010 gün ve 2010/1-35/140 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; birlikte suç işledikleri iddia olunan sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşıldığı halde, ayrı ayrı müdafiiler yerine aynı müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 152 maddelerine aykırı davranılması,
B-)5237 sayılı TCK lehe kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı halde, suç eşyalarının aynı Yasanın 54 maddesi yerine 765 sayılı TCK.nun 36 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilerek karma uygulama yapılması,
C-)Kabule göre de; sanıkların uzun namlulu silahlarla ateş etmesi sonucu, mağdur Vahap’ın sol kalça ve sol toraks altından aldığı isabetlerle hayati tehlike oluşturmayacak ve 15 gün iş ve gücünden kalacak şekilde; mağdur Emre’nin sağ orbital bölgede bir adet saçma tanesi yaralanması sonucu hayati tehlike oluşturmayacak ve 10 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandıkları, mağdur İrfan’ın ise isabet almıdğı olayda; 13-20 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 35 maddesinin uygulanması sırasında, mağdurlar Vahap ve Emre’ye yönelik eylemlerde meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine mağdur Vahap’a yönelik eylemlerde 18 yıl, mağdur Emre’ye yönelik eylemlerde 16 yıl hapis cezalarına hükmedilerek, hiç isabet almayan mağdur İrfan’a yönelik eylemlerde ise tehlikenin ağırlığı gözetilerek alt sınıra yakın bir ceza yerine 15 yıl hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı olup, sanıklar müdafii ile katılanlar Vahap, Ahmet ve Zilfi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen resen de temyize tabi bulunan hükümlerin kısmen değişik gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 05/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
05/10/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı İ. T.’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar A.. B.. ile S.. B.. müdafii avukat M. S.Y.’ın yokluğunda 07/10/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.