YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/2298
KARAR NO : 2010/4930
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/07/206880
MAHKEMESİ : (İZMİR) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 20.12.2006 – 177/466
SUÇ : Kasten öldürme
E.. A..’ı müstakil faili belli olmayacak şekilde kasten öldürmekten sanıklar O.. Ç.. ve M.. U.., U.. A.. ile M.. A..’ı ayrı ayrı kasten yaralamaktan adıgeçen sanık O.. Ç.., Ü.. A.. ile M.. A..’ı ayrı ayrı kasten yaralamaktan adıgeçen sanık M.. U.., maktul Emre’yi adiyen yaralamaktan sanık T.. G.., M.. A.. ile U.. A..’ı ayrı ayrı kasten yaralamaktan sanık A.. K.., U.. A.., Ü.. A.. ve maktul E.. A..’ı ayrı ayrı kasten yaralamaktan sanık K.. U.., M.. U..’nu kasten yaralamaya teşebbüsten sanık Ü.. A..’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, üzerlerine atılı diğer suçlardan, diğer sanıklar S.. Y.., H.. A.. ve R.. K..’ın beraatlerine ilişkin (İZMİR) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.12.2006 gün ve 177/466 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar T.. G.., A.. K.., O.. Ç.., K.. U.. ve M.. U.. ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) 10.03.2003 tarihli ölü muayene işlemine doktor bilirkişi olarak katılan doktor A.B..’ın açık kimliği tespit edilerek yemin verilmemesi, ölü muayene işleminden sonra maktûlün cesedi üzerinde Adli Tıp Kurumu İzmir Şube müdürlüğünde yeminli doktorlar tarafından otopsi işleminin yapılması karşısında sonucu etkili görülmediğinden,
b) Hükme esas alınan 08.07.2004 tarihli keşfe Cumhuriyet Savcısı katılmamış ise de keşif tutanağı ve bilirkişi tarafından düzenlenen rapor 16.07.2004 ve 18.08.2004 tarihli celselerde okunarak Cumhuriyet Savcısından diyeceklerinin sorulması karşısında sonuca etkili görülmediğinden,
Bozma nedeni yapılmamıştır.
2-a) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 20/10/2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere, aynı öldürme ve kasten yaralama olayının failleri olarak yargılanan ve aralarında menfaat çatışması bulunan sanıklar M.. U.. ve K.. U.. ile sanıklar A.. K.. ve T.. G..’in ayrı ayrı müdafiler tarafından temsil edilmeleri gerekirken aynı müdafiler tarafından temsil edilmeleri suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 38 ve 5271 sayılı CMK.nun 152. maddesine aykırı davranılması,
b)Sanıklar M. M. ve Kudret müdafilerinin 11.06.2003 tarihli dilekçe ile savunma tanığı olarak gösterdikleri M.S…’in 01.10.2003 tarihli celsede dinlenmesi yönünde ara kararı verildiği halde tanığın ifadesi alınmadan yada dinlenmesi yönündeki ara kararından vazgeçilmeden hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar M. M. ve Kudret, Osman, Adem ve Türker müdafileri ile katılan sanıklar Müfit ve Ümit ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle ve irtibat nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca kısmen tebliğnamedeki düşünceden farklı gerekçeyle (BOZULMASINA), 28.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.