YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/5991
KARAR NO : 2010/4903
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2009/118793
MAHKEMESİ : (AFYONKARAHİSAR) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 03/03/2009 – 240/67
SUÇ : Gasp suçu
Gasp suçundan O.. G.. ile V.. T.. haklarında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 149/1,62.maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair (AFYONKARAHİSAR) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03/03/2009 gün ve 240/67 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlüler müdafi tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Hükümlü Ş.A.. hakkında öldürme ve yağma suçları yönünden, her zaman uyarlama yapılması mümkün görülmüştür.
2- Hükümlü V.. T.. hakkında Cumhuriyet Savcısı 33873’ün uyarlama talebi ile ilgili verilen 17.12.2008 tarihli 2008/245-261 sayılı birleştirme kararı kesinleştirilerek dava dosyası, hükümlü Osman hakkındaki dosyaya eklendiğinden, tebliğnamedeki (1) nolu düşünce benimsenmemiştir.
3- Hükümlüler O.. G.. ve V.. T.. hakkında 765 Sayılı TCK.nun 495/2 delaletiyle 497/2, 522, 59, 31, 33. maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi uyarınca, yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu kurulan hükümlerde, bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden hükümlüler müdafilerinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.06.2006 gün ve 124/165 sayılı, 04.07.2006 gün ve 128/177 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK’nun 7. ve 5252 sayılı Yasanın 9. maddeleri uyarınca yapılan uyarlama yargılamasında ceza süresi bakımından kazanılmış hak söz konusu olamayacağından;
Yağma suçunda birden fazla nitelikli halin bulunması dikkate alınarak alt sınırın üzerinde ceza tayin edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülerek, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 28/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.