Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/1696 E. , 2021/5407 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1696
Karar No : 2021/5407
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bulgur Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı “ham susam” cinsi eşyanın fatura kıymeti ile gözetim kıymeti arasındaki farkın yurt dışı gider olarak beyanı nedeniyle fazladan ödenen ithalat vergilerinin mahkeme kararı uyarınca geri verilmesi sonucu geçmişe yönelik gözetim belgesi düzenlenmesinin mümkün bulunmadığından bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarında hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen ithalatın lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterliliğe tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan etme fiilinin somut olayda gerçekleşmediği, davalı idare tarafından bu yönde herhangi bir tespit yapılmadığı anlaşıldığından, dava konusu ceza kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İthalat Rejimi Kararında belirtilen ticaret politikası önlemleri kapsamında beyannamenin tescili sırasında Ekonomi Bakanlığınca düzenlenecek gözetim belgesi ibrazının zorunlu olduğu, davacı tarafından gözetim belgesi ibraz edilmeyerek yerli üretim üzerinde menfi etki yaratabilecek eşyanın kıymetine yurtdışı giderleri adı altında gider beyan edilmek suretiyle eşya kıymetinin ilgili Tebliğ’de belirtilen gözetim eşik değerine yükseltilerek beyanda bulunulduğu, mahkeme kararı gereğince ödenen verginin geri verilmesi sonucunda gözetim belgesine tâbi olan dava konusu eşyanın kıymeti gözetim kıymetinin altında kaldığından ibrazı istenilen gözetim belgesinin ibraz edilmemesi nedeniyle alınan ceza kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Uluslararası ticarete konu olan malların ülkeye giriş ve çıkışı ülkede geçici kalışı veya doğrudan geçişi için uygulanması gereken kurallar kanun koyucu(yasama organı)yetkisi dahilinde olmakla bu kurallara aykırılık halinde de adli ve idari yaptırıma bağlamak da yetkisi dahilinde olduğu bilinmektedir.
Gümrük mevzuatı düzenlemesinde; 4458 sayılı gümrük kanunun 4 maddesi “Gümrük idareleriyle muhatap olan kişiler bu Kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile bunlara dayanılarak çıkarılan mevzuat hükümlerine uymak; gümrük idarelerinin gerek bu Kanunda gerek diğer mevzuat hükümlerine göre yapacağı gözetim ve kontrollere tabi olmak; bu idarelerin kendi adına veya başka idareler nam veya hesabına tahsil edeceği her tür vergi, resim, harç ve ücretleri ödemek veya bunların teminata bağlamak; mevzuat hükümlerinin uymayı zorunlu kıldığı her tür işlemleri yerine getirmekle sorumludurlar.” Emredici hükmü ile muhatapların sorumluğunu; Aynı kanunun 74. maddesinde de “Türkiye Gümrük Bölgesine gelen eşyanın serbest dolaşıma girişi; ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, eşyanın ithali için öngörülen diğer işlemlerin tamamlanması ve kanunen ödenmesi gereken vergilerin tahsili ile mümkündür.” düzenlemesi ile de gümrük yetkililerinin sorumluluğunu sarih olarak belirlenmiştir.
Bu bağlamda gümrük rejimi düzenlemelerinin uluslararası boyutunun etkileri yönünden dış ticarette korunma önlemlerinin alınması ve takip edilmesinin sağlanması ülke bağımsızlığı ve milli menfaatlerin korunması yönüyle elzem olduğu izahtan varestedir.
Gözetim Belgesi, Ortak Ticaret Politikası araçlarına uyum kapsamında, AB’nin Konsey Yönetmelikleri ve Dünya Ticaret Örgütü’nün Koruma Tedbirleri Anlaşması ile belirli üçüncü ülkeler menşeili ürünlerin ithali için zorunlu olan ve bir malın ithal eğiliminin yakından izlenmesi, bu eğilimin yerli üreticiler üzerinde zarar tehditi oluşturup oluşturmadığı noktasındaki tespitler için gerekli olan ithalattan önce Dış Ticaret Müsteşarlığı’na başvurularak alınması gereken belgedir.
Korunma önlemleri ulusal egemenlik sınırları dahilinde sanayi ticaret tarım ve hizmet üretimlerinin haksız rekabete karşı korunmasında özellikle yerli üretimin haksız rekabet karşısında dezavantajlı konuma düşürülmesinin engellenmesi amacıyla gümrük mevzuatı hükümlerine uygun olarak yapılmasını sağlamak mevzuata aykırılıkların tespit edilmesi halinde yasal yaptırımların uygulanmasını sağlamakla görevli idarenin dava konusu adli para cezası işleminin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi yapıldığında ;
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun ”Cezalar”ın düzenlendiği Onbirinci Kısmında yer alan 235. maddesinin 1. fıkrasının yürürlükteki şekliyle (c) bendinde, serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; eşyanın ithali, belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi halinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
Dava konusu ithal edilen mallar, serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulmuş ve gözetim tebliği kapsamında olup, yükümlü “serbest dolaşıma giriş beyannamesi” ne eklenmesi gereken işbu belgeyi almak yerine, 4458 sayılı Kanun’un 61. maddesinin 3. fıkrası gereği kendi iradi beyanı ile hata ve yanılma olmaksızın verginin matrahını yurtdışı gider olarak göstermek suretiyle, tebliğde belirtilen miktara ulaştırarak, “gözetim belgesi” almaksızın mallarını serbest dolaşıma soktuğu anlaşılmaktadır, tebliğ ile belirlenen belli malların belli fiyatların altında ithali halinde, ilerde alınacak tedbirlerin tespiti “gözetim” ile sağlanacağından, ilgili ithalatçının bu malları belirlenen meblağın altında ithal etmek istemesi halinde aranmakta, buna mukabil kendi beyanı ile bu meblağ üzerinde ithal etmesi halinde düşük fiyatla ithal sorunu ve dolayısıyla gözetim sorunu da olmayacağı tabidir. Ancak ithalatçının hem gözetim kıymetinin altında ithalat yapmak istemesi hem de gözetim belgesi almaması halinde gözetim ile amaçlanan durumun gerçekleşmeyeceği de izahtan varestedir.
Dava konusu olayda ithalata konu eşyanın korunma önlemleri kapsamında yetkili idare tarafından yayınlanan tebliğ ile belirli mallara ilişkin ithalatın yapılabilmesinin idareye “gözetim belgesi” sunulması şartına bağlı kılındığı ve bu tebliğin hukuka uygun olduğu( iptal taleplerinin reddedildiği) Bu belge alınmaksızın ithalatın gerçekleştirilmiş olduğu sonradan yapılan inceleme ile tespit edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Kanunun 235. maddesinin 1-c bendi kapsamında, ithalatın gözetim belgesi alma şartına bağlı olduğu sarih olmakla madde kapsamında kalmadığı gerekçesi ile iptal edilmesi, sosyal yaşamı ve ticaret hukukunu düzenleyen kurullara aykırı davranmanın müeyyidesiz kalması sonucunu doğuracağından kararın bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.