Danıştay Kararı 9. Daire 2018/6530 E. 2021/6138 K. 07.12.2021 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2018/6530 E.  ,  2021/6138 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2018/6530
Karar No : 2021/6138

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı – …
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Deniz Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacı hakkında ortak sıfatıyla takip yapılabilmesinin, şirket tüzel kişiliği hakkında tüm takip işlemlerinin usulüne uygun tamamlanmasına ve bunun sonucunda vergi borcunun şirket tüzel kişiliğinden tahsilinin kısmen veya tamamen imkansız hale gelmesine bağlı bulunduğundan, dava konusu ödeme emri muhteviyatındaki amme alacaklarının asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilip kesinleştirilmedikleri hususunun irdelenmesi amacıyla verilen ara kararıyla; asıl borçlu … Deniz Ürünleri Gıda Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde yürütülen mal varlığı araştırması neticesi şirket adına kayıtlı bulunan 2 adet araç üzerine uygulanan haciz işlemlerinin akıbetinin sorulduğu, davalı idarenin cevabında; şirket adına kayıtlı bulunan 2 adet araç üzerinde Dairelerinin haczi öncesinde takyidatların bulunduğu, Dairelerinin haczinin her iki araçta da 12. sırada yer aldığı, takyidat listesinde kendilerinden önce haczi bulunan Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünün 287.144,20-TL ve Taşıtlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün 8.001,46-TL tutarında hacizleri bulunduğu, araçların satılması durumunda satış bedelinin dava konusu amme alacaklarını karşılamaya yetmeyeceği anlaşıldığından, amme alacağının şirketten tahsil olanağı kalmadığının bildirildiği görülmekle, davacının 24/06/2011 tarihinde şirket ortağı olduğu, 12/01/2012 tarihinde ortaklıktan ayrıldığı, dava konusu amme alacaklarının 2010-2011 dönemine ait olduğu, bu haliyle şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan ortaklık dönemi ve devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden şirket payını devralan davacının sermaye hissesi oranında sorumlu olduğu, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirkete 24/06/2011 tarih ve 7844 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan şirket kararı gereği ortak ve müdür olarak girmesine karşın adına düzenlenen ödeme emrinde, şirkete giriş tarihinden önceki borçlardan da sorumlu tutulduğu, 24/06/2011 tarihinden önceki döneme ait borçlardan sorumlu olmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
… Deniz Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 4369 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle değişik 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından, sermaye hisseleri oranında, doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları düzenlenmiştir.
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 2. Maddesinin 1. fıkrasında Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanun’un yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanun’un yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; ortağı olduğu … Deniz Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlendiği, anılan şirket tarafından, davacının ortaklıktan ayrıldığı 12/01/2012 tarihinden sonra, 11/06/2018 tarihinde vergi dairesine başvurularak kesinleşmiş alacaklar için 7143 sayılı Kanun’un 2/a maddesi kapsamında taksitlendirme talebinde bulunulduğu ve borcun yapılandırıldığı görülmüştür.
Bu durumda, asıl borçlu şirket tarafından borcun yapılandırılması ile yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olup yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının yapılandırılan borçlar nedeniyle sorumlu tutulmasında ve davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesinin kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 07/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.