Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2017/1637 E. , 2021/7919 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/1637
Karar No : 2021/7919
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, asıl amme borçlusu … Grup Reklam Limited Şirketi’nin ödenmeyen vergi borçlarının kanuni temsilci sıfatıyla davacının malvarlığından tahsili amacıyla davacının … Bankası 4. Levent Şubesi … nolu hesabı üzerine uygulanan e-haciz işleminin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; e-haciz işleminin dayanağı olan ve davacı adına düzenlenen … sayılı ödeme emrinin 24/12/2010 tarihinde ilanen tebliğ edildiği, söz konusu ödeme emrinin ilanına ilişkin dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, ödeme emrinin ilanı yapılmadan önce davacının adresinde düzenlenen adres tespit tutanağının sadece icra memuru … tarafından imzalandığı, mahalle muhtarı ya da diğer yetkili kişiler ile birlikte müşterek olarak tanzim edilmediği, davacı hakkında düzenlenen ödeme emrinin usulune uygun bir şekilde tebliğ edilmediği, dolayısıyla amme alacağının davacı yönünden kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında, söz konusu ödeme emrine dayanılarak yapılan haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yasal mevzuatlara istinaden yapılan işlemlerin yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun, “Tebliğ Esasları” başlıklı 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikaların ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği; aynı Kanunun, olay tarihinde yürürlükte olan, “Tebliğ Evrakının Teslimi” başlıklı 102. maddesinde de, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerinde yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, son fıkrasında da, yukarıda fıkralarda yazılı işlemlerin komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyeti taahhüt ilmuhaberine yazılarak tarih ve imza vazedilmek ve hazır bulunanlara da imzalattırmak suretiyle tespit olunacağı; 103. maddesinde ise, muhatabın adresi hiç bilinmezse, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesinde düzenlenen re’sen araştırma yetkisi, idarenin kendi yetkisini kullanarak yapmış olduğu inceleme ve araştırmaya dayalı idari işlemden kaynaklanan idari uyuşmazlığın çözümü için gerekli belge ve bilgilerin, davaya bakan yargı yerine sağlanması amacını, bir başka anlatımla dava konusu yapılan idari işlemin hukuka uygunluğunu denetleme amacını güttüğü açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden, asıl amme borçlusu … Grup Reklam Limited Şirketinin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin 07/07/2005 tarihinde tebliğ edilip ihtilafsız kesinleştiği ve akabinde haciz işlemi tesis edilebilmesi amacıyla şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması sonucu, şirkete ait amme alacağını karşılayacak herhangi bir mal varlığının bulunmaması üzerine davacı adına ödeme emri düzenlenip 24/12/2010 tarihinde ilanen tebliğ edildiği ve dava açılmaması akabinde dava konusu e-haciz işleminin tesis edildiği dikkate alındığında adres tespit tutanağında belirtilen ikametgâh adresinde idarece daha önce yoklama yapıp yapılmadığının, davacının adresten ayrıldı ise ne zaman ayrıldığının İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesi çerçevesinde yapılacak araştırma sonucu ortaya konularak karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçeyle e-hacizi kaldıran Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Anılan nedenlerle; temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.