Danıştay Kararı 4. Daire 2020/776 E. 2021/7953 K. 06.12.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/776 E.  ,  2021/7953 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/776
Karar No : 2021/7953

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Akaryakıt Nakliyat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına takdir komisyonu kararına istinaden 2010/Ocak dönemine ilişkin olarak re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu katma değer vergisi tarhiyatı ile aynı maddi olaydan kaynaklanan, aynı hukuki nedene dayanan ve matrahı yönünden ilişkili bulunan 2010 yılına ait cezalı kurumlar vergisi tarhiyatının olayda tarh zamanaşımı bulunduğu gerekçesiyle kaldırılmasına dair Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesince verilen … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararla; “…cezalı tarhiyatın dayanağı … gün ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda, davacı şirketin … adına … Bankası üzerinden havale ettiği paranın kaçak akaryakıt alışına ait olup olmadığı, ait olduğunun tespiti halinde hangi döneme ait olduğu ve gerçek kârlılık oranının ne olduğu hususunda yeterli bir inceleme ve araştırma sonucu somut bir tespit bulunmadan, salt kaçak akaryakıt işiyle uğraştığı belirtilen … adına yapılan havaleden hareketle, soyut ve varsayıma dayalı olarak, havale edilen paranın kaçak akaryakıt alımına ait olduğu ve davacı şirketin dava konusu dönemde %2 kârlılık oranıyla çalıştığı kabul edilerek ilgili dönem matrahının hesaplanmasının yerinde görülmediği, bu durumda, takdir komisyonunca, eksik inceleme ve araştırma sonucu soyut ve varsayıma dayalı olarak matrah takdir edilmesinde ve bu matrah esas alınarak yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle istinaf başvurusunun kesin olarak reddedildiğinin görüldüğü, bu itibarla, dava konusu katma değer vergisi ile aynı maddi olaya ve hukuki nedene dayanan ve matrahı yönünden bağlı olduğu kurumlar vergisi hakkında … Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesi’nce verilen karar dikkate alındığında, ilgili dönemde kayıt ve beyan dışı şekilde hasılat elde ettiği somut olarak kanıtlanamayan davacı adına takdir komisyonu kararına dayanılarak tarh edilen cezalı tarhiyatta hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılarak Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirecek neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda motorlu kara taşıtı ve motosiklet yakıtının perakende satışı faaliyetinden dolayı mükellefiyet kaydının olması ve sıvı yakıtlar ve bunlarla ilgili ürünlerin toptan ticareti faaliyetinden dolayı mükellefiyet kaydı bulunan şahsın banka üzerinden 940.785,60 TL havale etmesi vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelenin gerçek mahiyetini ortaya koyduğu, çünkü yapılan ödemelerin …Bankasına ait hesap hareketleri üzerinden tespit edildiği, ayrıca havale edilen tutarın ne için havale edildiği, havalenin iktisadi, ticari ve teknip icaplara uygun olduğu ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olduğuna dair herhangi bir iddia da bulunulmadığı, ayrıca varlığı banka kayıtları ile sabit olan ve davacı tarafından yapılan ödemenin ne için yapıldığı konusunda da herhangi bir iddia da bulunulmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
…Akaryakıt Turizm Nak. Otom. Taahhüt San. Ve Tic. Ltd. Şti hakkında düzenlenen … tarih … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nun değerlendirilmesinden; … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nun değerlendirme bölümünde, mükellefin ve … adına … Bankasında gözüken hesabında …’a ait olduğu hususu da dikkate alınarak 2009,2010,2011 yıllarında herhangi bir vergi mükellefiyeti olmamasına rağmen bankalardan edinilen bilgilerde, belirtilen yıllarda çok sayıda ve çok farklı kişiler tarafından … Bankası ve … Bankasındaki hesapların toplam 63.844.195,10 TL tutarında para girişlerinin olduğu, aynı şekilde çok sayıda ve farklı kişilere para havalesinin yapıldığı, özellikle para hareketlerine konu olan kişi ya da kurumların bir kısmının kaçak akaryakıt ve taşımacılık alanında faaliyet gösteren mükellefler olduğu ve bu mükelleflerden sayıca çok defa para hareketinin olduğunun tespit edildiği, diğer taraftan bankalardan gelen bilgiler doğrultusunda tespit edilen firmalardan …’ın 2009 yılında bazı firmalar adına madeni yağ ithal edilmesinde aracılık ettiği ve söz konusu bu firmaların satın aldıkları yağları üretime tabi tutmaksızın doğrudan kaçak akaryakıt olarak piyasaya sattıkları ve …’ın döviz aldığı firmanın da kara para aklama organize kaçakçılık faaliyeti nedeniyle incelemede olması, ayrıca bazı akaryakıt firmaları hakkında sahte belge kullanma, sahte belge düzenleme ve kaçak akaryakıt satışları nedeniyle, bazı şahısların da kaçak akaryakıt alım satımı nedeniyle haklarında vergi inceleme raporlarının düzenlenmiş olmasının … hakkındaki tespitleri doğrular nitelikte olduğu, mükellefin her ne kadar hesabında gerçekleşen para hareketlerinin döviz alım satımı ile ilgili olduğunu iddia etse de, hem … tarafından mükellefe gönderilen paraların akaryakıt satışı ile ilgili olduğunun düzenlenen vergi tekniği raporu ile tespit edilmiş olması hem de mükellefin bu para hareketlerinin kaynağının kaçak akaryakıt ile ilgili olduğunun tarafımızca akaryakıt firmaları hakkında düzenlenmiş olan vergi inceleme raporlarından tespit edilmesi, yapılan işlemlerin doğrudan ticari mal alım satımı ile ilgili olduğunu gösterdiği, mükellef tarafından söylediklerini ispat edici herhangi bir belge sunulmadığı, yine ifadesine ve bilgisine başvurulan diğer şahısların da kendilerinin başkalarının ricası üzerine belirtilen para havalelerini yaptıklarını beyan ettikleri, genel olarak bakıldığında para hareketlerinin döndüğü kişi ve kurumlara bakıldığında yüksek tutarlı işlemlerin ya potansiyel mükellefler tarafından yatırıldığı ya da taşımacılık, petrol ile uğraşan mükelleflere ait olduğunun tespit edildiği, mükellefin 3 yılda toplam 63.844.195,10 TL tutarında bir para hareketi olması hem de bu hareketlerde kazanç getiren işlemlerin çokluğu hem de tekrarlanır nitelikte olması yapılan işlemlerin ticari kazanç niteliğinde olduğunu gösterdiği, …’ın 2009-2010-2011 yıllarında banka hareketlerinde gerçekleşen işlemlerin kaçak akaryakıt alım satımı ile ilgili olduğu, mükellefin elde etmiş olduğu hasılat üzerinden kârlılığın %2 olarak alınmasının uygun görüldüğü açıklamalarına yer verildiği, …’ın banka hesaplarından yatan ve çekilen olarak işlem yapan şahıs ve kurumların incelemeye sevk edildiği, incelenmesi gereken mükellefler arasında davacının da bulunduğu, davacının banka aracılığıyla yaptığı ödemelerle akaryakıt alışından ve aldığı bu akaryakıtı satmış olmasından dolayı elde ettiği hasılat tutarlarının 2010/1 dönemi 652.365.60 TL, 2010/2 döneminde 288.420.00 TL toplamda 940.785.60 TL olduğu, mükellef kurumun ilgili yılda %2 kârlılıkla çalıştığının kabul edildiği, mükellef kurumun alış yaptığı tutarların kaçak akaryakıtın kendisine maliyetini teşkil ettiğinden söz konusu maliyetlerin bahsi geçen kârlılık oranı dikkate alınarak tarh edilen katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 06/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.