Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/603 E. 2021/2826 K. 06.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/603 E.  ,  2021/2826 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/603
Karar No : 2021/2826

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 24/09/2020 tarih ve E:2017/4897, K:2020/3878 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 24/09/2020 tarih ve E:2017/4897, K:2020/3878 sayılı kararıyla;
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması hâlinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ”ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı” olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği,
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için, aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesinin de davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlı olduğu,
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından aynı istemle Dairelerinin E:2017/3991 sayılı dosyasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davanın Dairelerinin 24/09/2020 tarih ve E:2017/3991, K:2020/3861 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı,
Buna göre, Dairelerinin E:2017/3991 sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle bu davanın incelenmesine hukuken imkân bulunmadığı gerekçesiyle, davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, aynı konuda iki ayrı dava dilekçesi vermesindeki amacın, dilekçenin mahkemeye ulaşmasını temin etmek olduğu, dilekçe usulden reddedilse bile bu kararın kendisine ulaşmayabileceği endişesinde olduğu; hak kaybı yaşamamak adına olağanüstü hal döneminde, cezaevi şartlarında verdiği dilekçe nedeniyle bu hususlar gözetilmeden derdestlik nedeniyle incelenmeksizin ret kararı verilmesi ve aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu; idari yargıda defalarca uygulanmış olan dosyaların birleştirilmesi yoluna gidilmeden cezaevinden gönderilen dilekçeye de sıradan bir dilekçe muamelesi yapılarak özel durumun gözardı edildiği; dava konusu işlemin savunması alınmadan tesis edildiği; ne işlem öncesinde ne de sonrasında hiçbir fiilinin meslekten çıkarmaya gerekçe olamayacağı; mali açından ailesinin yaşadığı zor durumdan kurtulmak için Avrupa Yargıçlar Birliğinden durumunu bildiren bir mail atmasını eşinden istediği, Avrupalı meslektaşlarının bunu bilmesi ve dayanışma göstermelerinin yadırganamayacağı; tanık ifadesinin soyut ve temelsiz olduğu; ne telefonuna ne de bilgisayarına ByLock indirmediği, bu konuda bilirkişi incelemesinin yapılmadığı, telefonunun incelenmediği; kaymakamlık ve hâkimlik sınavlarında dereceye girip mülakatlarda elenmesinin örgüt üyesi olamayacağının en önemli kanıtı olduğu; yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden de kararın bozulması gerektiği; OHAL süresiyle sınırlı olarak alınabilecek tedbir olan kamu görevinden çıkarma işleminin OHAL’e son verildiğinden dayanaksız kaldığı; masumiyet karinesinden yararlanma hakkının ihlal edildiği, bu karineden yararlanmada şahsı ile diğer bireyler arasında ayrımcılık yapıldığı; MGK kararının işleme dayanak yapılamayacağı; disiplin süreci işletilmeden kamu görevinden ihraç edildiği; aleyhine delil olarak gösterilen hususların 15/07/2016 tarihinden önceki bir zamana ait olduğundan suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerinin ihlal edildiği; çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine aykırı incelemeyle karar verildiği; non bis in idem ilkesinin ihlal edildiği; 2014 yılının 137 günlük bir zaman diliminde toplam 21640 defa ByLock kullanmasının imkansız olduğu; Daire kararının Yargıtay’ın ByLock konusundaki içtihadına aykırı olduğu, User ID tespitinin yapılmadığı; S.K. isimli tanığın ceza mahkemesi huzurunda verdiği ifadesinde kendisini tanımadığını ifade etmesine rağmen Dairece buna itibar edilmediği; lehine objektif güçlü ve kesin delillerin kararda tartışılmadığı; haklarını savunduğu için hâkim olması için bir mülakat hakkını elde ettiğinden YARSAV’a üye olduğu; lekelenmeme hakkının, makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği; kararın bozulması ve iddialarının karşılanması için dosyanın Dairesine gönderilmesi gerektiği; aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin Anayasa’ya aykırı olduğu, mahkemeye erişim hakkını kısıtladığından dayanak Kanun’un iptali için Anayasa Mahkemesine götürülmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esası incelendi, gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, temyize konu kararda atıf yapılan, Danıştay Beşinci Dairesinin 24/09/2020 tarih ve E:2017/3991, K:2020/3861 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/12/2021 tarih ve E:2021/1248, K:2021/2821 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 24/09/2020 tarih ve E:2017/4897, K:2020/3878 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 06/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.