Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1554 E. 2021/2849 K. 06.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1554 E.  ,  2021/2849 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1554
Karar No : 2021/2849

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 21/12/2020 tarih ve E:2017/5722, K:2020/5948 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun 29/11/2016 tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 21/12/2020 tarih ve E:2017/5722, K:2020/5948 sayılı kararıyla;
Davacının, 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile ilgili Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmediğinden işin esasına geçilerek; “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine …Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusunun ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının …sayılı esasına kaydedildiği ve anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacının yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında, davacının …nolu GSM hattı ile ByLock programı için kiralanan hedef IP’lerine toplam 879 kez bağlantı kurulduğunun ve bu erişimlerin çoğunun davacının ikamet adresi olan…. adresi ile çalıştığı yer olan Yargıtay Başkanlığı Binası yakınındaki baz istasyonlarından sağlandığının tespit edildiğinin görüldüğü; davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı” ve “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın değerlendirilmesi sonucunda, davacının, “…” ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgüt içinde yer aldığına, örgütün sohbet olarak adlandırdığı toplantılara katıldığına, hâkim savcı adaylığı yazılı yarışma sınavlarına örgütün Konya’da bulunan hâkim savcı çalışma evlerinde hazırlandığına, staj döneminde örgüte ait evlerde kaldığına, örgüt içinde etkin konumda bulunduğuna (Yargıtay 11. Ceza Dairesi imamlığı gibi görevler aldığına), 2014 HSK seçimlerinde örgütün sözde bağımsız adayları lehine faaliyette bulunduğuna ve diğer hususlara yönelik tanık beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin somut olayda uygulanması gerektiği; bağımsızlık ve tarafsızlığa aykırı davrandığını gösteren tek bir somut bulgu bulunmadığı; yaptırıma dayanak olan ve birçok temel hakkına müdahale oluşturan, önceden yayınlanmış (erişilebilir) ve uygulaması öngörülebilir nitelikte bir kanun bulunmadığı, bu nedenle temel haklara müdahalenin yasal dayanaktan yoksun olduğu; OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde mesleğinden çıkarıldığı, 18/07/2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verilmiş olduğundan dava konusu işlemin anayasal dayanağının kalmadığı; Anayasa’dan ve 2802 sayılı Kanun’dan kaynaklanan dokunulmazlığının ve özel soruşturma yöntemlerinin uygulanmadığı; ByLock delilinin usulüne uygun olarak temin edilmediğinden yasal delil olarak kabul edilemeyeceği; itirafçı tanık/sanık ifadelerinin hukuki değerinin olmadığı, yasa dışı delil niteliğinde olduğu; söz konusu itirafçı tanık/sanıkların kendisinin hazır bulunduğu kamuya açık bir duruşmada ifadelerini tekrarlamadığı, ifadelerde suç işlediğine dair herhangi bir iddianın bulunmadığı; 26/05/2016 tarihinden önce “Cemaat” isimli oluşumun bir terör örgütü olmadığı, bu tarihten önce icra edilmiş yasal faaliyetlerin terör suçlamalarına dayanak yapılamayacağı, YARSAV’a üye olmanın suç olmadığı; hakkındaki mahkumiyet kararının meslekten ihraç edildikten sonra ortaya çıkan bir durum olduğundan işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği; olayda, adil yargılanma hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, şeref ve itibara saygı hakkının, masumiyet karinesinden yararlanma hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği; 667 sayılı KHK’nın yayınlanması ile yaşanan ve tamamlanan ihlallerin giderilmesi gerekirken, bunların hiçbiri yapılmadığı için Anayasa ve AİHS’de korunan birçok hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 21/12/2020 tarih ve E:2017/5722, K:2020/5948 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 06/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.