Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1514 E. 2021/2846 K. 06.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1514 E.  ,  2021/2846 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1514
Karar No : 2021/2846

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 27/10/2020 tarih ve E:2017/2610, K:2020/4809 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve … sayılı kararı ile yine aynı Kurulun …tarih ve …sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 27/10/2020 tarih ve E:2017/2610, K:2020/4809 sayılı kararıyla;
Davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun’un) 3/1. maddesi ile ilgili Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmediğinden işin esasına geçilerek; “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …. Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun …Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla reddedildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı” ve “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı” ile davacıya ait …Cumhuriyet Başsavcılığınca Sor. No:…sayılı soruşturma kapsamında düzenlenen 20/10/2016 tarihli sorgulama tutanağının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacı tarafından …GSM numarasından, …IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği, davacının “…” ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Öte yandan, davalı idarece dosyaya sunulan ve kararda yer verilen ByLock mesajlarında, davacının adı, sicil numarası ve görev yerine açıkça yer verildiğinin görüldüğü, bu yazışma içeriklerinin, davacıya ait hizmet cetveli ve diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirildiği,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının beyanının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Hâkim/Savcı Adaylığı Döneminde Adalet Akademisi Yıllık (Albüm) Kurulu Üyeliği yönünden, davacının örgütün yargıda etkin olduğu dönemde Adalet Akademisinde yıllık kurulu üyeliği yapmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davada, hakkındaki ceza davasının kesinleşinceye kadar bekletici mesele yapılması gerektiği; disiplin işlemlerinin tesisi aşamasında sağlanması gereken usuli güvencelerin dikkate alınmadığı, savunma hakkının tanınmadığı; disiplin soruşturması yapılmadan, hakkındaki belgeler tarafına ulaştırılmadan ve savunması alınmadan tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu; dava konusu işlem disiplin cezası niteliğinde olduğundan yasalarla düzenlenmesinin gerektiği; işlem tarihinden sonraki bilgi, belge ve delillere dayanılamayacağı; hiçbir objektif kriter belirlenmeksizin ihraç kararlarının verildiği, 667 sayılı OHAL KHK’sının 3/1. maddesindeki mensubiyet, iltisak, irtibat ifadelerinin subjektifliğe açık olduğundan hukuk devletinde yerinin olmadığı; OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde meslekten çıkarıldığı, 18/07/2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan işlemin anayasal dayanağının kalmadığı; ByLock iddiasının hükme esas alınamayacağı; itirafçı tanık/sanık ifadelerinin hukuki değerinin bulunmadığı, yasa dışı delil niteliğinde olduğu, söz konusu tanık/sanıkların kendisinin hazır bulunduğu kamuya açık bir duruşmada ifadelerini tekrarlamadığı, ifadelerde suç işlediğine dair herhangi bir iddianın bulunmadığı; yıllık ve albüm kurulu üyeliği görevini örgütsel bir saik ile yerine getirmediği, aksinin idarece kanıtlanmasının gerektiği, yürütülen bu görev nedeniyle doğrudan suçlu ilan edilmesinin hukuki ve vicdani olmadığı; görevini ifa ederken sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, bu yükümlülüğe aykırı hareket ettiğini gösteren hiçbir somut delil bulunmadığı; uygulanan cezanın Anayasa’nın 70. maddesinde korunun temel bir hakkı tamamen yürürlükten kaldırdığı, dolayısıyla ölçülü olmadığı; temel insan hakları ihlallerini incelemeden, devam eden özel hayata saygı hakkı ihlalini OHAL gerekçesiyle reddetmenin, Anayasa’nın 15, 121, AİHS’nin 15 ve BM MSHS 3. maddelerinin ihlali oluduğu; meslekten çıkarma cezası ile suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ve non bis in idem ilkeleri ile masumiyet karinesinden yararlanma, adil yargılanma, aile hayatına, özel hayata ve şeref ve itibara saygı, lekelenmeme, eğitim, mülkiyet ve gerekçeli karar haklarının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 27/10/2020 tarih ve E:2017/2610, K:2020/4809 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 06/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.