Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1248 E. 2021/2821 K. 06.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1248 E.  ,  2021/2821 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1248
Karar No : 2021/2821

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 24/09/2020 tarih ve E:2017/3991, K:2020/3861 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun …tarih ve …sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 24/09/2020 tarih ve E:2017/3991, K:2020/3861 sayılı kararıyla;
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …. Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin …esasına kaydedildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacının yargılandığı …. Ağır Ceza Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında davacının …nolu GSM hattı ile 12/08/2014 – 27/12/2014 tarihleri arasında ByLock programı için kiralanan hedef IP’lerine toplam 21640 kez bağlantı kurulduğu ve ByLock HTS kayıtları incelendiğinde sinyallerin Bursa İlinden verildiğinin tespit edildiğinin görüldüğü, dava dosyasında yer alan hizmet cetveline göre davacının, 17/03/2010 – 02/07/2015 tarihleri arasında Bursa İdare Mahkemesinde görev yaptığının görüldüğü, baz bilgilerinin davacının görev yaptığı yer ile uyumlu olduğunu anlaşıldığı; davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”nın incelenmesinden, davacı tarafından …GSM numarasından, …IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt içinde aktif bir görev aldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Diğer hususlar yönünden, davacı tarafından uluslararası bir sivil toplum kuruluşundan organize bir şekilde maddi yardım talebinde bulunulmasının, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin savunması alınmadan tesis edildiği; ne işlem öncesinde ne de sonrasında hiçbir fiilinin meslekten çıkarmaya gerekçe olamayacağı; mali açından ailesinin yaşadığı zor durumdan kurtulmak için Avrupa Yargıçlar Birliğinden durumunu bildiren bir mail atmasını eşinden istediği, Avrupalı meslektaşlarının bunu bilmesi ve dayanışma göstermelerinin yadırganamayacağı; tanık ifadesinin soyut ve temelsiz olduğu; ne telefonuna ne de bilgisayarına ByLock indirmediği, bu konuda bilirkişi incelemesinin yapılmadığı, telefonunun incelenmediği; kaymakamlık ve hâkimlik sınavlarında dereceye girip mülakatlarda elenmesinin örgüt üyesi olamayacağının en önemli kanıtı olduğu; yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden de kararın bozulması gerektiği; OHAL süresiyle sınırlı olarak alınabilecek tedbir olan kamu görevinden çıkarma işleminin OHAL’e son verildiğinden dayanaksız kaldığı; masumiyet karinesinden yararlanma hakkının ihlal edildiği, bu karineden yararlanmada şahsı ile diğer bireyler arasında ayrımcılık yapıldığı; MGK kararının işleme dayanak yapılamayacağı; disiplin süreci işletilmeden kamu görevinden ihraç edildiği; aleyhine delil olarak gösterilen hususların 15/07/2016 tarihinden önceki bir zamana ait olduğundan suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerinin ihlal edildiği; çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine aykırı incelemeyle karar verildiği; non bis in idem ilkesinin ihlal edildiği; 2014 yılının 137 günlük bir zaman diliminde toplam 21640 defa ByLock kullanmasının imkansız olduğu; Daire kararının Yargıtay’ın ByLock konusundaki içtihadına aykırı olduğu, User ID tespitinin yapılmadığı; S.K. isimli tanığın ceza mahkemesi huzurunda verdiği ifadesinde kendisini tanımadığını ifade etmesine rağmen Dairece buna itibar edilmediği; lehine objektif güçlü ve kesin delillerin kararda tartışılmadığı; haklarını savunduğu için hâkim olması için bir mülakat hakkını elde ettiğinden YARSAV’a üye olduğu; lekelenmeme hakkının, makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği; kararın bozulması ve iddialarının karşılanması için dosyanın Dairesine gönderilmesi gerektiği; aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin Anayasa’ya aykırı olduğu, mahkemeye erişim hakkını kısıtladığından dayanak Kanun’un iptali için Anayasa Mahkemesine götürülmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esası incelendi, gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 24/09/2020 tarih ve E:2017/3991, K:2020/3861 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 06/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.