Danıştay Kararı 4. Daire 2020/5360 E. 2021/7963 K. 06.12.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/5360 E.  ,  2021/7963 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/5360
Karar No : 2021/7963

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle takdir komisyonu kararına istinaden tarh edilen 2008/9,10,11,12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacıya ihtilaflı dönemde fatura düzenleyen Ümraniye Vergi Dairesi mükellefi …İnş. Yapı Malz. Tad. Dek. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer verilen tespitlerden, düzenlenen faturaların sahte fatura niteliğinde olduğuna dair yeterli tespit bulunamadığından dava konusu tarhiyatlarda hukuka uyarlık olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1.fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontroi sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellefler hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının ilgili dönemde fatura aldığı, …İnş. Yapı Malz. Tadilat Dekorasyon ve Tic. Ltd. Şti hakkında tanzim edilen …gün ve …sayılı vergi tekniği raporunda; firmanın her türlü inşaat malzemeleri alım satımı, bina, tadilat, bakım onarım ve dekorasyon taahhüt işleri ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 31/12/2007 tarihi itibariyle mükellefiyetinin re’sen terkin edildiği, mükellefin 2008 döneminde BS bildirimi vermediği, 620.218,25 TL katma değer vergisi matrahına karşılık, mal sattığı mükelleflerin bildiriminden 2.144.259 TL satışının bulunduğu, 2009 döneminde 239.470,34 TL katma değer vergisi matrahına karışılık firmanın mal sattığı mükelleflerin bildiriminden 1.157.021 TL satışının bulunduğu, re’sen terkin işleminden sonra da fatura düzenlemeye devam ettiği, yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği, firmanın KDV matrahlarının çok yüksek olduğu, alışlarının tamamının haklarında sahte fatura düzenlemekten dolayı olumsuz tespit bulunan mükelleflerden yapıldığı, yapılan yoklamalarda firma ve ortaklarına ulaşılamadığı, şirketin beyan ettiği matrahları gerçekleştirebilecek kapasitesinin ve iş yerinin bulunmadığı tespitlerinden sonra raporun sonuç kısmında bu firmanın gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı, düzenlediği faturaların sahte olduğu tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Yukarı açıklanan tespitlerin değerlendirilmesinden, adı geçen mükellefin kdv matrahları ve karşı tarafca verilen beyannameler arasında ciddi uyumsuzlukların bulunduğu, re’sen terkin işleminden sonra fatura düzenlemeye devam ettiği ve diğer tespitler değerlendirildiğinde mükellefin düzenlediği faturaların gerçek bir teslim veya hizmet ifasına dayanmayan sahte belgeler olduğu sonucuna varıldığından temyize konu kararda isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.