YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3791
KARAR NO : 2013/26916
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
Tebliğname No : 2 – 2012/66641
MAHKEMESİ : Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/12/2011
NUMARASI : 2011/368 (E) ve 2011/450 (K)
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığa atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için 5237 sayılı TCK.nun 165/1. maddesinde öngörülen “altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası” yaptırımlarının, her ikisinin de birlikte öngörüldüğü, yasada hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Yasanın 52/1.maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda sanığa yüklenen suçtan dolayı “suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı” göz önüne alınarak alt sınırdan hapis cezası belirlendiği halde, adli para cezası ile ilgili temel ceza belirlenirken aynı gerekçeler gösterilerek alt sınırdan uzaklaşılıp 30 gün karşılığı adli para cezasına hükmolunması suretiyle kararda çelişkiye neden olunması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve adli sicil kaydındaki mahkumiyetinin hükmün açıklanmasınıngeri bırakılmasına engel olmadığı anlaşılan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “sanığa verilen cezanın seçimlik yaptırım olan adli para cezasına çevrilmiş olması” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA,
19/11/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.